E.T.B.'den huzurevi ziyareti

Eskişehirspor Taraftarlar Birliği Derneği olarak Kurban Bayramı'nın 4. gününde dernek binasında düzenlenen bayramlaşma törenine katılım oldukça yoğundu.

Dernek binasındaki bayramlaşmanın ardından da E.T.B. Derneği yönetim kurulu ve beraberindekilerle Maide Bolel Huzurevi'ndeki büyüklerimiz ziyaret edildi.

Diğer fotoğraflar için tıklayın..

Video ;

İnsanlık, Van deplasmanında..

Dün, Cumhuriyet tarihimizin en büyük depremlerinden birisi yaşandı Van'da. 24 saati devirdik 7.2 şiddetindeki felaketin ardından ve yüzlerce ölü binlerce de yaralı olduğu söyleniyor.Böyle bir ortamda ölenlerin sadece enkaz altında kalan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının olmadığı ortaya çıkıyordu saatler ilerledikçe. Bölgede nasıl bir ortamda yaşanıldığı, siyasi tercihlerin özgür bir şekilde kullanılıp kullanılmadığı bilinmeden, kurunun yanında yaşın da yakıldığı bir durum meydana getirildi ne yazık ki..

Hadi diyelim ki o insanlar malum partiyi destekledi, terör örgütüne yakın olarak görüldü..

Peki ya bu ortamda o bölgede hayatını devam ettirip, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmaktan gurur duyanlar ?

Bu zihniyette sadece 1 kişi bile olsa onun faydalanabilmesi için yardıma koşmaya değer!

Peki ya fotoğraftaki ufaklığın günahı ne ?

Sen bugün ''Onlar ne hali varsa görsün!'' diyerek, bu ufaklığın büyüdüğünde ''Bize zamanında depremde yardım etmediler, bizi dışladılar!'' diye anlatılanları duyup bize karşı cephe almasına sebep olmaktan başka nedir ki bu yaptığınız ?
Lafa geldi mi ''Nah veririz!'' şeklinde Türkiye haritalarını göğsünü gere gere paylaşmayı bilen arkadaşlar, bugün o şehrimizi gözden çıkarmış durumda..

Bugün bizler oradaki bu ülkenin vatandaşlarına sahip çıkarak, elimizden geldiğince yardım ederek o ''NAH'' adı verilen hareketin kralını bu vatanın birliğini bozmak isteyenlere çekmiş olacağız !

Tüm yurttan afet bölgesine yardım kampanyaları düzenlenmekte ve Eskişehirsporlular olarak biz de İnsanlığın Van deplasmanından galip gelmesi için elimizi taşın altına koyuyoruz.

Kampanya - 1 : Su sıkıntısının ciddi boyutlarda olacağı göz önüne alınarak Eskişehirspor Taraftarlar Birliği'nin düzenlediği ''Bir Yudum Su Ver!'' için belirtilen hesap numarasına katkıda bulunabilirsiniz.

Kampanya - 2 : Soğuk havaların başladığı şu zamanda, afet bölgesindeki vatandaşların bir diğer önemli ihtiyacı da ''Kışlık Giyim'' yardımlarınızı da Esstore - Stadyum şubesine bırakabilirsiniz.

Esstore - Haller Açıldı.

Eskişehirspor resmi ürünlerinin satıldığı Esstore, 3. mağazasını Haller Gençlik Merkezi'ne açtı.

Mağazanın yeri Neo ve Stadyum şubesine göre daha kısıtlı olduğundan aksesuar tarzı ürünlerin satışı ön plana çıkacaktır.

Taraftarlara alternatif mağaza olacak olan bu şubede asıl hedef Eskişehir'e başka illerden gelip de Haller Gençlik Merkezi'ne uğramadan yapamayan kişilerin de Eskişehirspor ile ilgili bir hatırayı yanlarında götürmelerini sağlamak..

12 Ocak 2011'de faaliyete geçen mağaza haftanın her günü 10.00-22.00 arasında açık olacaktır.

Esstore - Haller mağazasının tüm fotoğrafları için tıklayın...

Yeni Bir Yıl, Eskimeyen Bir Aşk !


Videoyu İndirmek İçin Tıkla

Öncelikle 2011 yılı herkes için iyi geçsin desem de illa ki geçmeyecek başta ben olmak üzere, ama yine de adettendir deyip herkesin iyi bir yıl geçirmesini diliyorum :)
Yılbaşını dışarda geçirmeyi sevmeyen, evde kafasına göre takılan ve hatta bu günü umursamayanların da içinde bulunduğu 17-18 Eskişehirsporlu 2011'e stadyumda girdi.

4-5 gün önce başlayan ve dün yapılan son provayla tamamlanan çalışmalar sonucunda Türkiye'de yapılmadığını bildiğimiz birşey yapmaya çalıştık.
Dünya tribünlerinde (bir elin parmaklarınnı geçmez) gördüğümüz bu görüntüyü ortaya çıkarır mıyız diye düşündük, 2 prova sonrasında 3. yapışımız bu izlediğiniz görüntüydü.Üstelik sadece meşale değil 4 farklı maddeyle uyguladık.(flash efekt, roma kandili, volkan ve meşale)
Maddi kaynak koreoESES bütçesinden karşılanmıştır.(Bu yapılan da bir koreografidir, yüksek derecede uyumluluk gerektirir.)

Çok gizli tuttuk, can ciğer arkadaşlarımıza bile söylemedik bunu.Son gün geleceği kesin olanlara meşale yakılacağını söyledik ve farklı meşale ile gelenlerin meşalelerini yaktırmadık düzgün olsun diye.

17-18 kişiydik, 1 kişi bile eksik olsa tam anlamıyla olmayacaktı belki ama ne 1 eksik ne de 1 fazlaydık.
Stada gelenlerin yarısından çoğu ne yapılacağını bilmiyordu ancak yine de güzel organize olundu ve istenilen görüntü ortaya çıktı.

İstiklal.. Rahat, Hazır ol !

Spor Toto Süper Lig'in ilk yarısını yarın deplasmanda oynayacağımız Kasımpaşa maçı ile kapatacağız.Deplasman dedik ama kağıt üzerinde, çünkü yarın kendi evimizde oynuyor gibi olacağız..

Aramızın çok iyi olduğu bilinen hatta ''Kardeşlik'' olarak da adlandırılan bir duygu içerisinde iki takım taraftarları da, yani ha orası Eskişehir ha burası Kasımpaşa..

Aşk-ı şehir aşk-ı semt,şehrimiz Eskişehir semtimiz Kasımpaşa..

Ben bu muabbetleri pek sevmesem de bozulması için de çabalayacak değilim :) Allah bozmasın ne diyelim ?

Tüm bu bilgiler ışığında maçta ve tribünde, dostluk maçlarında meydana gelen isteksiz, tabir-i caizse ruhsuz olunacağı aşikar..

Şahsen bu tür maçları pek sevmiyorum.(Şunu söylersem yanlış anlarlar mı ?, futbolcu sert girerse tribünden tepki görür mü ? gibi gibi..)

Normalde bu deplasmana gitme planlarım yoktu ancak BandoESES'in İstanbul'da hünerlerini sergileyeceğini, maç öncesi İstiklal caddesini EStiklal'e çevireceğini duyduğumda işler değişti.
Yarın, maçtan önce saat 15.00'da binlerce Eskişehirsporlunun katılacağı bu yürüyüşe, futbolun güzelliklerini görmek isteyen ve tribünlere hep kötü gözle bakanların düşüncelerini değiştirmek isteyen tüm İstanbullular'ı bekleriz..

Şu ana kadar hiçbir konuda dün gece bu maça gidip gitmeme konusunu düşündüğüm kadar düşünmemişimdir(Üniversite tercihim vs. dahil), yemin ediyorum..Ama en zor tercihimi yine siyah-kırmızıdan yana kullandım..

Bu geceden itibaren kalkacak trenlerdeki Eskişehirspor yoğunluğuna ilave olacağız, aldık biletlerimizi..

Şebnem Ferah'ın İstiklal Caddesi Kadar şarkısındaki dizeler bu geceden yola çıkacak olan herkese uyar cinsten ;

Düşünüyorum,
Ne kadar sevmiş olabilirim?
Düşünüyorum,
Sen,ben,gece ve bir yol
Başka birşey
Yok elimde hafızamda
Düşünüyorum,
Ne kadar yer etmiş olabilir ?

İstiklal caddesi kadar
İstiklal caddesi kadar

Önceki yazıda belirttiğim gibi TFF bu sezon deplasman maçlarımızı hep abuk subuk günlere verdi ve ağız tadıyla deplasman yapamadık, işte bunun da acısını yarın yapacağımız deplasmanla çıkartacak, bu sezonki en iyi deplasmanımızı yapacağız..
2 sene önce de İstiklal caddesini EStiklal yapmıştık ancak yarın 2 sene öncekine tur bindireceğiz gibi gözüküyor..

Yolumuz açık olsun.
İstiklal önce rahat sonra da hazır olsun..!

(Dipnot : Felsefesis an be an ile bu gece 02.43'ten itibaren yaşanan gelişmeleri sizlerle paylaşacağız..)

Maçlarımızı Çarşamba Oynat TFF !

Sezon başladığından beri doğru düzgün deplasman yapamadık.Bunun en büyük sebebi ise şu ana kadar oynadığımız ve bu hafta sonu oynayacağımız Kasımpaşa deplasmanındaki maç dahil toplam 9 maçımızdan 5'inin hafta içi olmasıdır.

Bu durum sonrasında ETB toplantısında maçlarımızı oynadığımız günlerin listesini hazırlamam istendi ve çalışmayı hazırlayarak sundum. Listeyi birkaç hafta önce sunmuştum, şimdi de 2010-2011 sezonunun ilk yarısını bitirmek üzere olduğumuz şu günlerde listenin güncellenmiş halini sizlere sunuyorum.Listede bizimle ilgili en dikkat çekici notları paylaşıyorum ;
1- Cuma günleri en fazla deplasman maçı oynayan takımız.(4)
2- İç sahada Pazar günleri hiç maç oynamayan Bursaspor'dan sonra Gaziantepsporla birlikte en az maç oynayan takımız.(1)
3- İç sahada Cumartesi günleri en fazla maç oynayan takımlardanız.(5)
4- Genel olarak Cuma günü en fazla maç oynayan takımız. (6)

Listede genel olarak dikkat çekici ayrıntılar ;
1- Pazar günü dış sahada en fazla maç oynayan takım İstanbul B.B.(6).
2- Pazar günü genel olarak en fazla maç oynayan takımlar İstanbul B.B., Manisaspor ve Galatasaray (10).
3- Genel olarak maç günleri dağıtımı en iyi yapılan 2 takım Kayserispor ve Bursaspor.
4- Genel olarak Cuma günleri maç oynamayan 3 takım Kasımpaşa, İstanbul B.B. ve Antalyaspor.

Ben ilk göz gezdirmemde bunları yakalayabildim, sizin de ilginç gördükleriniz varsa yorum yaparak paylaşabilirsiniz.

Neyse tüm bu veriler ışığında federasyona durumla ilgili olarak bir tepki vermek gerekiyordu bu da Beşiktaş maçında Eskişehirspor Taraftarlar Birliği tarafından yapılan ve açık tribünde açılan pankartla gerçekleştirildi.''Maçlarımızı Çarşamba oynat TFF !'' yazıyordu pankartta.

Çalışanlar iş yerinden izin almaktan bıktı, öğrenciler okuldan kaytarmaktan.. Ama federasyon böyle saçma bir fikstür dağılımı yapmaktan bıkmadı...

2. yarı da bu böyle mi devam edecek, bekleyip göreceğiz...

Canım feda olsun sanaaa...

Maç başlar başlamaz 3'lü çektikten sonra beş on dakika aralıksız söyleriz,

Eskişehirrrrrrrr
Sen çok yaşaaaaaa
Canım feda olsun sanaaaaa
Hiçbir şeyeeee
Değişilmezzzzzz
Senin sevgin bu dünyadaaaa..!

Bizim bir maçta en fazla yarım saat ağızımızdan çıkan bu sözleri, bir renkdaşımız yaklaşık 3 senedir bire bir yaşıyor...

Eskişehirspor'u play-off finali oynuyor 18 Mayıs 2008'de İstanbul'da İnönü Stadı'nda...

O gün ne olursa olsun umursamıyor, o maça kilitleniyor..Hiçbir plan program dinlemiyor Eskişehirsporlu kalbi ve maç günü düşüyor yollara...

İstanbul yollarında, stadda ve hatta maçtan sonra süper lige çıktıktan sonra kaç kere ''Eskişehir, sen çok yaşaa, canım feda olsun sana..'' diye devam eden besteyi söylemiştir Allah bilir..

Giderken 2.lig, dönerken süper lig takımının taraftarıydı O, ama giderken evinden çıkmış dönerken trafik kazası sonrasında hastanede açmıştı gözünü ; Tam 64 gün sonra...

Yaklaşık 10 ay komada kaldı ve sonunda ailesiyle renkdaşlarını sevindirip hayata tutunmasını bildi...

2 ay Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde fizik tedavi gördü ancak O Eskişehirspor 2.ligteyken sahip olduğu sağlığına bir türlü kavuşamamıştı.Sağ bacağında ödem var, bağırsak ve böbreklerinden de rahatsız, kendiliğinden ayağa kalkamıyor...

Belki de hep arzuladığı, hep görmek istediği şeydi; Eskişehirspor'un, büyük diye tabir edilen İstanbul takımlarıyla çarpıştığını canlı canlı görmek, büyüklerinin bu maçlarla ilgili anlattığı anıları canlı canlı yaşamak...

Ama Eskişehirspor hak ettiği yerde 3. sezonunu geçirirken;O, Eskişehirspor'u arzuladığı şekilde, İstanbul takımlarına kafa tuttuğu maçlara gidemiyor, canlı canlı şahit olamıyor...

Yadırgamıyor...

Hala ''En büyük ESES!'' diyor..
Fener ESES'i yensin diye takılan annesine ''ÖL!'' diyor..

Tüm bunlar yaşanırken belki biz taraftarlar da gerektiği kadar yanında olamadık renkdaşımızın.

Hastahanede komadan çıkana kadar ''Acaba ne oldu?'', ''Allah onu korusun'' derken daha sonra pek fazla halini hatrını soramadık, unuttuk...

Geçen günlerde bir haber çıktı O'nunla ilgili.Ne arayan var, ne de soran demiş ailesi, haklılar tabi..

1.5 - 2 senelik bir gecikmeyle de olsa yapılması gereken ziyareti yaptık.

Eskişehirspor Taraftarlar Birliği (E.T.B.) toplantısında dile getirilen konu herkes tarafından benimsendi.

''Ali Eskişehirspor'a gidemiyorsa, Eskişehirspor'u ona götürelim'' denilerek Eskişehirspor maçlarını evinden TV ile izlemesi sağlandı ve Kurban Bayramı'nın 3. gününde de ETB üyeleri tarafından ziyaret edildi.
O gün orada yaşananların tarifi imkansız...

Maçlarda Altes grubunun yanında takımına destek veren Ali, Altes grubu lideri Maviş Erkan'ı görür görmez ağzından çıkan söz ''Dayı'' oldu.

Aynı takımda amatör olarak top koşturdukları arkadaşı olan davulcu Cengiz'i de forma numarası ve mevkiisine kadar tanıdı.

Beni tanımasa da ''Liseli Altes'' dediğimde ''Tamam şimdi oldu'' dercesine hareket yaptı.

Annesinin ikram ettiği yiyecek ve içecekleri bitirmeyenleri de önündekileri bitirene kadar uyardı.

Serdar Özbayraktar'ı da yanımızda görmek istedi ama Serdar'ın planlanmış bir şehir dışı çıkış programı olduğu için göremedi.Daha sonra onun da yanına gideceğini söyledik...

Güzel bir sohbet sonrası müsade isteyip, isteğin var mı dendiğinde ''Canınızın sağlığı'' dedi elindeki harflerle..

Orada da konuşuldu, bundan sonra en kısa zamanda Ali'nin Eskişehirspor maçına gelmesi için çalışılacak.

Ama locada, ama ambulansta; Ali, uğruna ölümden döndüğü Eskişehirspor'unu en kısa zamanda canlı canlı izlemeli...

Adaletinize tüküreyim !

Menajerlik yaptıkları gerekçesiyle PFDK'ya sevkedilen Ümit Karan ve Bülent Uygun'un cezaları büyük ölçüde kesinleşmiş.

Buna göre ;

6- ESKİŞEHİRSPOR Kulübü teknik sorumlusu BÜLENT UYGUN'un, Teknik Adamların Statüsü ve Çalışma Esasları Talimatı'na aykırı eylemlerde bulunmasından dolayı FDT'nin 45/1. maddesi uyarınca takdiren 8 RESMİ MÜSABAKADA SOYUNMA ODASINA VE YEDEK KULÜBESİNE GİRİŞ YASAĞI CEZASI ile cezalandırılmasına,

9- ESKİŞEHİRSPOR Kulübü sporcusu ÜMİT KARAN'ın, TFF Futbolcu Temsilcileri Talimatı'na aykırı eylemlerde bulunmasından dolayı TFF Futbolcu Temsilcileri Talimatı'nın 24/d maddesi uyarınca takdiren 4 RESMİ MÜSABAKADAN MEN CEZASI ile cezalandırılmasına,

ESKİŞEHİRSPOR Kulübü sporcusu ÜMİT KARAN'ın, ihlalinin devam eder nitelikte eylem olmasından dolayı dosyanın gereği için TFF Başkanlığına gönderilmesine,

şeklinde karar verilmiş...

Eğer futbolumuzda 1 gram ileri gitmek istiyor, adalet denilen kavrama bir gram da olsa inancımız olsun istiyorsak sözü geçen kişilerin lisansları iptal edilir, ileride olabilecek bu tür şeylerin önüne geçilir.

Ama yok 8-10 maç ceza ile bu durumu geçiştirecekseniz de ;

ADALETİNİZE TÜKÜREYİM !

Tarihimiz boyunca yaşamadığımız iğrençlikleri, kısa zamanda bizlere yaşatan bu insanların ESKİŞEHİRSPOR ile anılmasını istemiyorum...

Taraftara ''HAYVAN'' Muamelesi (!)


Dün İstanbul'daydık, Fenerbahçe deplasmanında.


Saat 11.00 gibi Eskişehir'den hareket etmiş ve 17.00 sularında İstanbul'a giriş yapmıştık.

Alışık olmadığımız bir hava vardı İstanbul'da, görme mesafesinin oldukça düşük olmasına yol açan bir sis vardı.

Alışık olmadığımız bir diğer durum da İstanbul emniyetinin bize eskortluk yapmasıydı. Son zamanlarda İstanbul'a yapılan deplasmanlarda bize eskortluk yapmak bir yana, stad yanındayken ne taraftan misafir tribününe geçeceğimizi bile söylemekten aciz İstanbul Emniyeti dün bizi KGS-OGS gişelerinin orada bekliyordu.Şaşırdık haliyle...

Buraya kadar anormal bir durum yoktu, deplasman taraftarı için alınan tipik bir güvenlik önlemiydi bunlar, amaaa....

İşte asıl film burdan sonra başlıyordu.

Bizi bekleyen çevik kuvvet mensubu polislerinin çoğunun hareketi ''Çömez bunlar...'' dedirtecek cinstendi.(Gerek haddinden fazla cep telefonlarıyla meşgul olmaları, gerekse görmediğin oğlu olmuş gibisinden tavırlarla.)

Neyse yukarıdaki cümle kendilerini ilgilendirir, gelelim bizi ilgilendiren kısma ;

Hani çoğu zaman taraftarlar olarak deriz ya ''Bize hayvanmışız gibi davranıyorlar'' diye, işte dün bu sözün tam anlamıyla sağlamasını yapıp bizi gerçekten ''Hayvan'' yerine koydular.

(Fotoğraftaki yazıya dikkat : ÇAMLICA HAYVAN SEVK KONTROL NOKTASI)

Dün gördüğüm bu manzara sonrasında ''Koskoca İstanbul'da bu ''İNSAN''ları bekletecek yer mi kalmadı ?'' diye sormaktan kendimi alamıyorum.

ETB Basın Açıklaması (15.10.2010)


Daha önceki açıklamalarımızda altını çizdiğimiz kişilerden ve çıkardan bağımsız Eskişehirspor takımına desteğimizin süreceğini ama bu yolda atılan adımların bu kulübün onurlu mazisine yakışması gereklilğini tekrarlayarak sözlerimize başlamak istiyoruz.

45 yıllık tarihinde bu camianın adını dahi duymadığı Etik Kurulu ile tanışmasına vesile olanları kınadığımızı tekrar belirtmek isteriz. Hangi ligde mücadele ederse etsin Eskişehirspor ismi hiçbir zaman gizli anlaşmalarla anılmamalıydı.Bunu yaşatanların ilerleyen zamanlarda nasıl anılacaklarını hep birlikte göreceğiz.

Buradan hareketle tarihe not düşülsün ki Eskişehirspor taraftarları bu durumu asla tasvip etmemiştr,kabullenememiştir.

Yönetenlerin sıfatlarından önce bu camianın olmazsa olmazlarını iyi ezberlemeleri gerekmektedir.Eskişehirspor camiası için ''spor ahlakı ve onur'' ödün verilemeyecek unsurlardır.Bu unsurların baki kalması için bulunulan lig dahil herşey gözden çıkarılabilir.

Gaziantepspor maçında,sonrasında ve yeni teknik direktörümüzün belirlenmesi sırasında taraftarlarımızdan yükselen sesleri bastırabilmek adına utanç verici yöntemler deneyenlerin isimlerinin başında ''Eskişehirspor Yönetim Kurulu Üyesi'' sıfatının olması hepimizi son derece üzmüş ve öfkelendirmiştir.

Taraftarlarımızın birliği ve güçlü olabilmesi uğruna hayatlarından feragat eden insanları baskı altına alabilmek,yıldırmak ve doğruları söylemekten alıkoymak adına renktaşlarımızı telefonla bizzat arayarak en değerli varlıklarına küfürler edebilecek kadar cüretkar ve aşağılık davrananlar bu hakkı nereden bulmaktadır?

Ortak paydanın Eskişehirspor olduğu bir ortamda olayları kişiselleştirerek farklı boyutlara taşıyanlar,Eskişehirspor Kulübü kasasından ödenen içki masalarında kendi taraftarını küçük görmek,hedef almak ve birlik olmalarını engellemeye çalışmak yakışık almayan durumlardır.Bu konuda örnek alınmak istenen camia ve kulüp başkanları olabilir.Ama unutulmasın ki biz Eskişehirspor taraftarıyız.

Bu takımın bugünlere gelmesinin,yıllarca bulunduğu alt liglerden kurtulmasının sebebi o dönemlerde başkan ya da yönetici olanlar değil asla peşini bırakmayan, sevdasını terketmeyen taraftarı olmuştur. Yine bu taraftar bulunduğu ligi umursamaksızın Eskişehirspor isminin zorbalıkla,kabadayılıkla,karanlık işlerle birlikte anılmasına sebebiyet veren şahısları bulundukları yerden etmesini iyi bilir.

Şu an kulübün yönetim koltuklarını işgal edenler bilsinler ki; gerçekleri örtbas etmek,taraftarı bölünmüş gibi göstermek adına yaptıkları küçük hesaplar işe yaramamıştır.Bu taraftar takımını sonsuza kadar destekleyecek,layık olduğu yere ulaşması için elinden geleni yapacaktır.

Farkında olduğumuz diğer bir durum ise takımımızı desteklemenin sadece tribünlerde 90 dakika en yüksek sesle bağırmak olmadığıdır. Biz elimizden gelen her konuda kulübümüzün iyiliği için çalışmaktan imtina etmeyen bir taraftar topluluğuyuz. Eskişehirspor'u ve taraftarını farklı kılanda bu bilinç olmuştur her zaman. Bu sebeple kulübün yönetimine talip olanlar ve o koltukları işgal edenler camiamıza layık olacak şekilde hareket etmekle yükümlüdürler.Aksi hareket sergileyenler konumlarını kaybetmeye mahkumdurlar.

Kongrelerde yapılan usulsüz kayıtlara,gerçek taraftar başvurularının aylardır cevapsız kalmasına,daha önce adını dahi duymadığımız Etik Kurulu'na kulübü düşürenlere, aylarca kadro dışı kalmış futbolcuya geçici teknik direktörlük yaptıranlara,takım içindeki disiplin sorununu çözmek yerine örtbas etmeye çalışanlara,yıllardır bir tek şeffaf hesap yapamayanlara,kulübün mali tablosunu açılamayı beceremeyenlere,denetleme kurullarını iş göremeyecek şekilde oluşturanlara,kulüp lisansına başvuru dahi yapmadan ''Avrupa Kupaları''na katılma vaadiyle taraftarı saf yerine koyanlara,kendi taraftarına tehdit ve küfürler savuranlara,koltuklarında bulundukları zaman zarfında kulübün imkanlarını şahsi menfaatlerine kullananlara,taraftarın içinden gelmiş bu kulübün her noktasında karşılığını alsa da alamasa da hizmet etmiş bir insanı keyfi olarak uzaklaştırmayı marifet sananlara ve son olarak bizi bu açıklamaya mecbur edenlere bizim de verecek cevabımız vardır.

Gerek tribünlerde gerekse diğer ortamlarda hak ettiğiniz her cevabı alacaksınız.

Bu hafta oynanacak İ.B.B. maçı ve sonrasında bu takım için mücadele eden,formasını hak eden her ismin sonuna kadar destekçisi olacağız.Yıllardır kadromuzda olan futbolcularımızdan ve bu sene takımımıza katılan her isimden taraftar olarak isteğimiz taşıdıkları armaya yakışır şekilde davranmaları,bizim için mücadele etmeleridir. Geçmiş yıllarda her türlü sonuçta arkalarında duran bu taraftarın bu sene verdiği tepkinin sebebini anladıklarını umut ediyoruz.

E.T.B. (Eskişehirspor Taraftarlar Birliği)

Esstore - Neo Açıldı.

Eskişehirspor resmi ürünlerinin satıldığı Esstore 2. mağazasını Neo Alışveriş Merkezi'ne açtı.

Yaklaşık 2-3 aydır üzerinde uğraşılan mağazanın açılışı için görkemli bir tören düşünülse de takımın ligde bulunduğu kötü durum göz önüne alınarak, açılış töreni takımın ligde havasını bulacağı öngörülen ileri bir tarihe ertelendi.

Bu süre zarfı içinde mağazanın kapalı kalmasının olumsuz yönde olacağı düşünülerek 4 Ekim 2010 itibariyle Esstore Neo taraftarların hizmetine açıldı.

Yönetimde görevi devraldığı günden beri çok çalıştıklarını söyleyen Mustafa Akgören, ''3.5 aylık süreçte 70 civarı yeni ürün yaptıklarını, bilinen markaların mağazalarındaki teknolojik ve güvenlik sistemlerin mağazalara kurulduğunu, gurbetteki taraftarların ayağına online mağaza imkanını getirildiğini, fiyatların hem taraftarın alabileceği hem de Eskişehirspor'un buradan gelir elde edebileceği seviyede tutulduğunu...'' ifade ederek taraftarların ilgisizliğinden dolayı da sitemde bulundu.

Şu ana kadar verilen uğraşlara rağmen taraftarların ilgisizliğinin kendisini üzdüğünü, ciroların çok düşük olup personel masraflarının bile zarzor karşılandığını ve birçok yeni ürün çeşidinin hazır durumda olmasına rağmen ertelendiğini belirtti.

Esstore - Neo mağazasının tüm fotoğrafları için tıklayın...



Maç Bileti 10 TL (WC Hariç)

Dün akşam İzmir Alsancak Stadı'nda Bucaspor ile 0-0 berabere kaldık.Maçla ilgili uzunca bir yazı yazmaya gerek de yok aslında.Maçı tek cümleyle özetlemek gerekirse ;

''Biz beceriksiz onlar bizden de beceriksiz''

Perşembe günü 23.20'de trenle başladığımız Buca deplasmanı Cumartesi sabahı 7.30 gibi otobüslerin şehire girmesiyle tamamlandı.

Gezelim, görelim diyerek Yiğit Özen ve bir arkadaşla erkenden gittik İzmir'e.(İyi ki gitmişiz)

Gerçekten gezdiğimiz Konak-Kordon bölgelerine hayran kaldık diyebilirim.

İzmir'in güzellikleri bir yana Alsancak Stadı'na geldiğimizde ''Bu stadın bu şehirde ne işi var?'' diyesim geldi.Gerçi bizim stad bu şehre nasıl yakışır orası da ayrı mesele :)

Neyse stada girdik, gezerken çayı fazla kaçırmış olmalıyım ki tuvalete gitmem gerekti.Tuvaletin girişinde görevlinin beklediğini görünce ''Hayırdır inşallah'' diyecekken kapıdaki yazı ilişti gözüme.(BAY WC ÜCRETLİDİR ÜCRET PEŞİN)

Tepki dışa vurunca ''Ben oranın temizliğini yapıyorum, tabi ücretli olacak'' diye bir karşılık aldım.Türkiye'deki diğer stadlardaki tuvaletlerde temizlik diye birşey olmuyor demek ki beleşe ihtiyacımızı görüyoruz.
Daha sonra birkaç kişinin daha benim gibi tepki vermesiyle ''Vergisini ödüyoruz olacak tabi'' diye devam etti görevli.

Neyse iş inada bindi ve girmedim :) Bazı arkadaşlar sağolsun paran yoksa verelim dediler, durumu izah ettim.

İlk yarı bitince tuvaletlerin oradaki kalabalık daha da büyüdü ve beklediğim oldu ''Hurrraaaa...''

Kendimce idare edecek kadar stad gördüm, stad içindeki tuvalete para ödendiğine ve/veya ödettirilmeye çalışıldığına ilk kez tanık oldum.

Eğer bugüne kadar böyle birşey gördüyseniz söyleyin de normal karşılayalım :)

Staddaki garip uygulamalar bununla da kalmıyor tabi ki.

Turnikeden geçiyoruz, biletlerimiz okutulduktan sonra yırtılmasına rağmen sahibine verilmiyor.

Maç bitiyor, tahliye kapısı diye açtıkları yer maça girerken teker teker geçtiğimiz ''TURNİKELER''.

Stadın yapısı hakkında yorum bile yapmayacağım. (Hem kötü olmasından, hem de bizimkinin de en az o kadar vahim durumda olmasından...)

Vel hasıl-ı kelam, maça girip-çıktığımız süre haricinde oldukça güzel bir deplasman yaşadık.

Bundan sonra biletlerde ''WC Dahil'' ya da ''WC Hariç'' şeklinde tarifeler konulsun,

Ben çiş'e 1 TL vermem arkadaş !

Senin İçin 5 Dk. Sus'uyoruz...

Eskişehirspor içindeki karmaşıklıklar, futbolcular arasındaki anlaşmazlıklar, teknik kadronun seçimleri ve yönetimin yönetimi gibi görülen eksikliklere karşı Gaziantepspor maçının ilk 5 dakikasında susarak ve maç öncesi futbolcuları tribünlere çağırmayarak tepkimizi göstereceğiz.

Eskişehirspor Taraftarlar Birliği (E.T.B.) tarafından yapılan açıklama şöyle ;

Değerli kamuoyuna E.T.B. (Eskişehirspor Taraftarlar Birliği)'nin açıklamasıdır.

Takımımızın 2010-2011 Süper Toto Süper Ligi başladığından bu yana aldığı başarısız sonuçlar ve kulübümüzün içinde bulunduğu kargaşa ortamı bizi bu açıklamaya mecbur etmiştir.

Öncelikle altını çizmek isteriz ki Eskişehirspor taraftarı tarihinin hiçbir döneminde desteğine ve taraftarlığına takımının aldığı skorlara göre yön vermemiştir.

Bugün bulunduğumuz durumda okuduğunuz satırları bizi paylaşmaya iten neden puan tablosundaki yerimiz, attığımız ya da yediğimiz gol sayısı değildir.

Takımımızın ait olduğu yere yani Süper Lige döndüğü günden itibaren kazanan ya da kaybeden taraf olmamızla ilgilenmeden âşık olduğumuz renklerine sahip çıkmak, armamızı temsil etmek adına bize düşen her görevi yerine getirmeye çabaladık.

Bundan sonra da yönetim kurulumuzun, teknik kadromuzun, futbolcularımızın tamamının isimleri farklı olsa dahi değişmeyecek tek olgunun ''taraftarlık'' olduğunun bilincindeyiz.

Eskişehirspor taraftarları eksik ve hatalı yönlerini tespit ederek daha iyiye gitmek üzere özeleştiri yapacak erdeme sahip bir anlayışa sahiptir.

Bu bilinç, bizleri kısa bir süre önce içimizdeki bölünmüşlüğü ortadan kaldırmak adına E.T.B.'ni yaratma sürecine götürmüştür. Birliğimiz bu zor durumda üzerine düşen görevin farkındadır.

Takımımız kadro derinliği ve bireysel yetenekleri itibariyle ne kadar kaliteli ise disiplin konusunda maalesef bir o kadar problemli olduğunu geride bıraktığımız haftalarda örnekleriyle ispatlamıştır.

Gün geçtikçe magazin sayfalarına haber olan oyuncularımız, birbirleriyle olan iletişimlerini, teknik kadro ve yönetime olan sorumluluklarını, dahası ekmek paralarını kazandıkları kulübümüzün onurlu armasına layık olma hususundaki inandırıcılıklarını zafiyete uğratmıştır.

Süper Ligde geçirdiğimiz iki yıl boyunca yine maçlar kaybeden ama sahaya yüreklerini koyan oyuncularımızı nasıl alkışa boğduysak, oynadığımız 5 maçta kendilerini işlerine vermeyenlere, üzerindeki formayı hak etmeyenlere, sorumsuzluklarını gözümüze sokanlara da gereken tepkiyi vermeyi biliriz.

Teknik kadromuz, takım olabilmemiz için gerekli olan disiplin, adaletli forma dağıtımı ve arkadaşlık unsurlarını tesis etmekle mükellef olduklarını biliyorlardır diye düşünüyoruz. Hayatlarımızın büyük tutkusu olan takımımızın aldığı neticelerin üzüntüsü ile verdiğimiz tepkiler sebebiyle ''taraftar'' olma durumu sorgulanamayacak bizlere yönelen söylemlerin ''talihsiz birer açıklama'' olarak kalmasını umut ediyoruz. Zira şu an takımımızın içinde irdelenmesi gereken çok daha büyük sorunlar bulunmaktadır. Ve sorumlu makamlardaki kişilerin sorunları körükleyen değil, sorunlara çözüm üreten açıklamalar yapması ve en önemlisi de herkesin sorumlulukları çerçevesinde görevini en iyi şekilde yerine getirmeye çalışması çok daha önemlidir.

Alt liglerde bulunduğumuz yıllar dahil olmak üzere Süper Lige döndüğümüz günden itibaren ''kurumsallaşma, şeffaf yönetim, kulüp lisansı, mali düzen, tesisleşme, stad modernizasyonu'' gibi hayati konularda bir arpa boyu yol alamadığımız gün gibi ortadadır. Bu eksiklerimizi ismi büyük futbolcu transferleri, günlük başarılar ve başı sonu olmayan vaatlerle örtmeye çalışan yönetimimizde gözümüzü boyayamadığının farkında olmalıdır.

Bizler taraftar olarak bu durumdan çıkmanın yollarını ararken yönetim kurulumuzun, bu kargaşaya karşı aciz kalışı hepimizi endişelendirmektedir. Futbolcularımıza ve teknik heyete kaybettikleri maçlar sonrası sahip çıkmayı düşünemeyen, türlü dedikodulara sebebiyet verecek kadar bir dağınıklık ve başıboşluk içinde savrulan yöneticilerimizin şu durumda birinci derece mesuliyet sahibi oldukları aşikârdır. Bu yüzden yönetim kurulumuzun bir an önce yönetme görevini yerine getirmeye başlamasını istiyoruz.

Disiplin zafiyetine sebep oyunculara, medyaya yansıyan rezaletlerine rağmen, gerekli ceza mekanizmasını çalıştırmayarak takımdaki arkadaşlık ortamını zedeleyen, sonuçlar başarısız olduğunda bir tek açıklama yapamayan, alınan galibiyetler sonrası gazete sayfalarında boy gösteren yöneticilerimiz kongrede verdikleri sözleri unutmuş olabilirler. Ama bilsinler ki biz hepsinin tek tek takipçisiyiz.

İsimleri mevzu bahis etmeksizin Eskişehirspor Kulübü ve takımı için çalışan herkesin desteği yine bu taraftar olacaktır.

Bir takımın başarıya gidebilmesi için gerekli olan birlik ve beraberlik ortamının tekrar oluşturulması için elimizden gelen her şeyi yapmaya dün olduğu gibi bugünde hazırız.

Yeter ki çarkın diğer dişlileri de üzerlerindeki sorumluluğun bilincinde olsunlar.

Hafta sonu oynayacağımız Gaziantepspor müsabakasında yukarıda bahsettiğimiz durumlara ve yönetim-teknik kadro-futbolcu üçgeninde yaşanan çarpıklıklara olan tepkimizi anlatabilmek adına 5 dakika sessiz kalacağımızı bildiririz.

Susuyorsak aşkımızdan...

Saygılarımızla...

Eskişehirspor Taraftarlar Birliği

Yeni Yazarımız : Yiğit Özen

İnsanların güzel yazılar okumasını, güzel şeyler paylaşmasını sağlamak masa başından, oradan buradan edinme bilgilerle yapılamaz.

Bizzat o gündemin içinde olabilmeli, bizzat o gündem hakkında bilgileriniz olmalıdır.


FelsefeSiS blog olarak sizlere Eskişehirspor ve tribün gündemiyle ilgili tribünün içinden ve tribün bilgisiyle birşeyler paylaşmaya çalışıyorum ancak ''Değerlendirme'-Kritik'' anlamında sık sık yazı yazmaya fırsat bulamıyorum maalesef.

Bu yüzden daha çok paylaşımlar yapmak amacıyla yazar kadrosu oluşturmak konusunda düşünceye kapıldım.

İlk transferimiz Yiğit ÖZEN (Nam-ı Diğer : ESPARTA)


Kendisini Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümünden 4 yıllık diplomasıyla yani bonservisiyle blog'umuza transfer ettik.
İnşallah yazdığı güzel yazıların gölgesinde kalmayız :)

Hayırlı uğurlu olsun.


Aranızda bu blog'ta yazılarının olması gerektiğini düşünen varsa sevinmekicinsevmedik@esesim.com adresi aracılığıyla irtibat kurabilirler.

İftar Yemeği Organizasyonu 2010

Tüm grup ve oluşumların desteğiyle kurularak güzel şeyler gerçekleştirmek adına çalışmalar yapan Eskişehirspor Taraftarlar Birliği (ETB) birlik ve beraberliğin en iyi hissedildiği şu mübarek günlerde İftar Yemeği organizasyonu düzenliyor.

İftar organizasyonu 25 Ağustos Çarşamba günü 400 kişi kapasiteli Ticaret Odası'nda gerçekleştirilecektir.

Yemeğe, Eskişehirsporlu herkes davetlidir, herhangi bir grup veya oluşum mensubu olunmasına gerek yoktur.

Geçen sene de buna benzer bir organizasyon yapılmıştı ancak birlik ve beraberliğin tavan yaptığı bu sezon kat kat daha fazla kişinin katılacağını tahmin ediyorum.
Ayrıca kesin olmamakla birlikte, organizasyona teknik heyet ve futbolcularımızdan bazılarının da katılabileceği söyleniyor.

İftar Menüsü ;

ZENGİN İFTARİYELİK
(zeytin, hurma, ceviz, kayısı, tahin, pekmez vb...)
GÜNÜN ÇORBA
SALATA KİŞİ BAŞI
PİLAV
IZGARA
PİLİÇ ROTİ
PATATES TAVA
MEVSİM MEYVE
TATLI
MEŞRUBAT
ÇAY

KİŞİ BAŞI 10 TL

İşte, 2010-11 Model Formalarımız !

Eskişehirsporumuzun 2010-2011 sezonunda giyeceği formalar taraftarlarımız arasında merak konusuydu.Geçen sene Puma formaların lig başladıktan sonra gelmesi durumundan sonra yine aynı endişelere kapılan renkdaşlarımız çoğunluktaydı, ben de dahil :)

Ama nihayet yeni sezon Nike ürünlerimiz geldi ve 13 Ağustos Cuma gününden itibaren Esstore'da satışa çıkıyor.Haber o kadar taze ki fiyatlar konusunda pek bilgili değilim.Sadece mavi ve beyaz formaların 55 TL'den diğer formaların ise en pahalısının 85 TL'den satılacağını söyleyebilirim.

Yeni formalarda 2 sezon önceki Nike formalardaki yanlış logo saçmalığı bulunmuyor.Aksine yeni Nike ürünlerdeki logolar 3 boyutlu gözükecek, özel bir şekilde tasarlanmış.

Ayrıca yine en çok merak edilen sorulardan biri de 5. formamızın mavi mi yoksa sarı mı olacağıydı.Bu sorunun cevabı da turkuaz diye tabir edilen mavi tonlu forma oldu.Eşofman takımları ;Nike Sweat shirt ve t-shirtler ;
Not : Fotoğraflar gece 01.30'da Esstore'da çekilmiştir.Buradaki fotoğraflar dışında ürünlerle karşılaşırsanız da şaşırmayın, çünkü bazı ürünlerin fotoğraflarını çekemedim :)

Esstore'da Yeni Ürünler (2010 / 1)

Eskişehirspor taraftar ürünlerinin satıldığı resmi mağaza Esstore'a yeni ürünler gelmeye başladı.
7 çeşit atkı, 2 çeşit arabalar için mini atkı ve yeni sezon taraftar forması geldi.
Atkıların 12.5 TL, araçlar için yapılan mini atkıların 8.5 TL'den ve taraftar formalarının 25 TL'den satılacağı söyleniyor.

Eskişehirspor yazısının zemine yayıldığı yazlık atkı.Çift yönlü olup diğer tarafı kırmızı zemine siyah yazılı ;
Siyah-Kırmızı çubuklu zemin üzerine Eskişehirspor 1965 yazılı yazlık atkı.Çift yönlü olup her iki yönü de aynı ;

Aşk-ı Şehir Fantezi.Tramvay, botlar ve köprülerin yer aldığı bir Eskişehir kesitinin bulunduğu yazlık atkı.Çift yönlü olup her iki yönü da aynı ;

Aşk-ı Şehir Siyah-Kırmızı.Tramvay, botlar ve köprülerin yer aldığı bir Eskişehir kesitinin bulunduğu yazlık atkı.Çift yönlü olup her iki yönü da aynı ;
300 Spartalı filmindeki karakterlerin yer aldığı yazlık atkı.Çift yönlü olup her iki yönü da aynı ;

Arabalar için vantuzlu ''Mini Atkı''


Ayrıca kombinelerin yanında verilecek olan, isteyenlerin de ayrı olarak 25 TL'ye alabileceği, arkasına yaldızla 26 yazılmış ve Esstore hologramı bulunan özel üretim taraftar formaları.


Bu da kombine bilet alanlara verilecek olan atkılardan. Beyaz zeminde gri şekilde Eskişehirspor logoları serpilmiş, üzerinde ESKİŞEHİRSPOR yazan yazlık atkı.Çift yönlü olup her iki yönü da aynı ;

0-12 yaş grubu içinde olmak üzere daha birçok yeni ürünün geleceğinin yanı sıra, kombine bilet alanlara verilecek olan forma ve atkıların dağıtımına Perşembe günü başlanacağı söyleniyor.

Sahibi olduğunuz kombine bilet ve T.C. kimlik numaranızın bulunduğu nüfus kağıdınız ile birlikte Esstore'a gittikten sonra teslim tutanağını imzalayarak hediyelerinizi alabilirsiniz.


Anadolu'nun Son Kalesi!

Amigo Orhan

No Pyro No Party!

Yağmurda Çamurda

problem?

Seni Bizim Kadar...

Kuralları S*ktir Et!

Maziyi Savura Savura..

Her Zaman, Her Yerde !

Seninleyiz

Bir Defa Değil Bin Defa !

Aşk Siyah Kırmızı

Anti Bizans

Kaldırım Tribünü!

Tapmadık Asla..