'Profesyonellik gereği' gidiyorlar(mış)

İş dünyasında hemen hemen her sektörde karşımıza çıkan bu 2 kelime bugünlerde benim canımı fazlasıyla sıkmakta!

''Profesyonellik gereği!''

İş görüşmesi olur..

İşçi, işveren karşısında maaş konusunu profesyonellik gereği ağzına bile almaz bir noktaya kadar..
Dizi-film-klip vs. çekilir..
Oyuncu profesyonellik gereği soyunur..


Ve çok daha fazlası vardır elbetteki ki ben bir an önce bizimle ilgili olan konuya geçiş yapmak istiyorum!

Futbol..


Bakınız, iş dünyası ve futbol aynı konu başlığı altında buluşuyor. Sizce de bu durum fazla garip değil mi ?
Tamam, futbol da büyük paraların döndüğü bir sektör bunu inkar edemeyiz ancak inkar edilmemesi gereken bir başka konuysa ''Duygu''

İş dünyasında büyük kitleleri peşinden koşturan, kazanç durumunda bu kitleleri sevindiren, kaybedildiğinde ise hayata küsme noktasına getiren, bu konularda Futbol'u geçecek ve hatta yakınından bile geçecek bir sektör yoktur..


''Futbolda para..'' var evet ama,

Futbolda sevgi..

Futbolda nefret..

Futbolda bağlılık-bağımlılık..

Futbolda gözyaşı..

yani futbolda DUYGU da var !


Bir futbolcu başka bir takıma transfer oluyor, bu durumdan memnun olan ya da olmayan ve hatta transfer olan o futbolcu bile işte bu kilişe cümleyi sarf ediyor ve ''Profesyonellik gereği'' gittiğini söylüyor..


Bu laf tamamen küçükken oynadığımız oyunlardaki ''Sıçan yolu'' istemenin bir diğer şekli, daha yetişkin dönemlerde ise sevdiğimizden ayrıldığımızda duyduğumuz ''Arkadaş kalalım'' lafının futboldaki profesyonelleşmiş halidir..

Taraftar olarak size amatör ruhla kucak açmışken, ''Profesyonellik gereği!'' başka kucaklara yelken açan futbolculara söylenebilecek tek şey var ;
Amatör kalbimizde, profesyonel kaçışlarınıza yer yok!

Dün Sezer, bugün Alper ve yarın kim bilir kimler..

İçimde yangın var !

Kelimeleri bir araya getiremiyorum,içimde şu günlerde öylesine bir yangın var ki söndürmeye yetmiyor kelimeler...

Önce Skibbe gitti Türkiye'deki,Türk futbolundaki yanlışları görerek, şimdi de Alper gönderiliyor zorla kopartılarak...

En çok da koyan ne biliyormusun blog, bütün bunlara seyirci kalmamız. Skor taraftarı değil diye her yerde haykırdığımız biz,yani Eskişehirspor taraftarı, şu günlerde öyle net gösteriyoruz ki skor taraftarı olduğumuzu...

Takım iyi gidiyor,ligde ilk yarıyı 4.sırada kapatmışız.Umrumuzda mı,Skibbe'nin Alper'in gitmesi.. Eskişehirspor 3 puan alsın, nasıl alırsa alsın yeter.Biz yanlışlara sesimizi çıkarmayalım yeter.Şerefimizi,namusumuzu,geçmişimizi,öz evladımızı satmışlar kimin umurunda.

Ağlıyorum blog, ne Skibbe'nin gidişine ne Alper'in zorla gönderilişine...

Ağlıyorum Eskişehirspor taraftarının bu hale düşüşüne.Bütün bu yanlışlara seyirci kalışına...

Bırakın Skibbe gitsin, satın Alper'i de satın , Veysel'i de, Nuri Fatih'i de,Kayacan'ı da...

Biz sezon sonu o teneke parçasını alalım da nasıl alırsak alalım.Alper olmamış,Skibbe olmamış fark etmez...

Halbuki bir zamanlar böyle pankartlar açıyorduk,şu günlerde ne kadar da anlamsız kaldı artık bu söz...

Deplasman Vadisi

Bütün gecen yollarda geçmiş, alkol dolmuş vücudun..
Gün aydınlanmış, alkol boşaltılmışken..

21.12.2011
Mersin İdman Yurdu - Eskişehirspor

Mersin İY- ESES (2011-2012)

Çarşamba günü oynanan Mersin deplasmanına 3 minibüs ve münferitlerle gittik. Mersin tribünlerinin de etkili tribün yapmaları sebebiyle ara sıra alttaki videodaki gibi sesimizi duyurmaya çalıştık.

Mersin İdman Yurdu - Eskişehirspor maçı fotoğrafları

0-0 berabere kaldığımız, 2011-2012 sezonu ilk yarısının son maçı olan Mersin deplasmanı öncesinden sonrasına kadar fotoğraflar eklenmiştir.

Tüm fotoğrafları görmek için alttaki fotoğrafa tıklayın.

Yan hakemin yanlış kararı(MİY-ESES)

İkinci yarıda kullandığımız bir korner sonrasında yan hakem Alpaslan Dedeş'in kale çizgisindeki Mersin İdman Yurdu futbolcusunu görmeyerek kaldırdığı ofsayt bayrağı sonrasında başta R.Tello olmak üzere diğer futbolcular da afalladı.

Orta hakem Süleyman Abay'ın ''devam et'' komutu sonrasında ise oyun devam etti ve Diego'yla mutlak bir gol kaçırdık. Kaçan golün ardından Mersin İdman Yurdu futbolcuları hakemlere itiraz etti ve taraftarları da sahaya yabancı maddeler attılar.

Alpaslan Dedeş'in yanlış kararına aldırış etmeyen Süleyman Abay ise ''Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar..'' konumuna geldi Mersin İdman Yurdu taraftarları tarafından..

O pozisyonla ilgili kameralarımıza yansıyanlar

Alper Potuk röportajı (ÜniESES)

Kayserispor maçından 2 gün sonra arkadaşlarımız ÜniESES başkanı Hasan Balaban ve başkan yardımcısı Emre Arslankaya'nın Alper Potuk'la gerçekleştirdiği keyifli röportaj.
''ÜniESES: Alper kendini nasıl tanımlar, özel hayatında neler yapar, nelerden hoşlanır?

Genelde kendi içimde yaşayan, sessiz biriyim. Sezgin Ağabey ve Veysel’le birlikte aynı evde kalıyoruz. Antrenman ve maçlardan arta kalan vakitlerde Play Station oynuyoruz, film izliyoruz.

ÜniESES: Eskişehirspor’da Rıza Çalımbay, Bülent Uygun ve Skibbe ile çalıştın. Hangisinden neler öğrendin?

Her şeyi Rıza Hoca’dan öğrendim. Rıza Çalımbay hayatımı değiştiren adam. Bülent Uygun geldiği zaman ilk başlarda beni oynatmıyordu. Sonradan oynamaya başladım ve önemli bir çıkış yakaladım. Skibbe ile de bu çıkışımı devam ettiriyorum.

ÜniESES: Genç oyuncu olarak Eskişehirspor’da oynamanın artıları eksileri nelerdir?

Genç oyuncu olmak sadece Eskişehirspor’da değil her yerde avantajlı tabi. Ama Eskişehirspor’da olunca Milli Takım’a aday gösterilmek ve basında daha fazla yer alabilmek daha kolay oluyor. Eskişehirspor’un hiçbir konuda eksiği yok.

ÜniESES: Saha içinde kendini en güçlü ve en zayıf hissettiğin yönlerin nelerdir?

Sağ ayağımı çok güçlü bulsam da sol ayağımı da çok zayıf buluyorum. Aynı zamanda dripling olarak kendimi güçlü hissediyorum.

ÜniESES: Bu sezon oynadığımız oyun planı daha az gol yemek üzerine. Son aldığımız 1-0’lık galibiyetlerde bunun göstergesi. Bu oyundan memnun musunuz yoksa daha ofansif bir futbolu mu tercih edersin?

Memnuniyet skorla alakalı. Arkadaşlarla toplandığımızda iyi savunma yapar gol yemezsek illa bir gol buluruz ve maçı kazanırız diye düşünüyoruz. Bu yüzden şuan ki oyunumuzdan memnunum. Böyle gidersek çok iyi iş başarmış oluruz. Zaten takım olarak savunmamızda gayet iyi ve savunmamızdan da hepimiz memnunuz.

ÜniESES: Alt yapıdan gelmiş bir oyuncu olarak alt yapı maçlarını mümkün olduğunca takip ettiğini biliyoruz. Alt yapıdan veliahdın olabilecek isim var mı?

Son zamanlarda liglerin hızlandırılmasından dolayı yoğun maç ve antrenman temposundan dolayı alt yapının maçlarını pek takip edemiyorum. Alt yapıdan değil de takımımızdan Fatih Nuri Aydın’ı çok beğeniyorum. Kendini geliştirmeyi sürdürür, kendine iyi bakarsa gelecekte Fatih çok iyi yerlere gelebilir.

ÜniESES: Teknik özelliğinden dolayı özellikle son maçlarda çok sert müdahalelere maruz kalıyorsun. Bu konuda ne düşünüyorsun?

Bu konu son zamanlarda herkesin dikkatini çekiyor. Ayağıma her top geldiğinde çok sert faul yapılıyor. Bu hareketler elbette benimde dikkatimi çekiyor ve hiç hoşnut değilim.

ÜniESES: Son haftalarda çok önemli bir seri yakaladık. Bu başarıyı maçlardan sonraki futbolcularımızın demeçlerinde, hafta içi verdikleri röportajlardan okuyoruz ki hepsinin söylemlerinde ki tek ortak nokta takım içindeki arkadaşlık. Sen bu konuda neler söylemek istersin?

Sezon öncesi çok büyük sıkıntılar yaşadık. Hocamız gitti, sezona hocamız olmadan hazırlanmaya başladık, yeni hocamız geldi. Gerçekten çok zor zamanlar geçirdik. Ama biz yılmadık, kenetlendik. Sıkıntılarımızı kimseye belli etmeden aştık. Her hafta bir arkadaşımızın evinde toplanıyoruz. Arkadaşlarımın da söylediği gibi takım içinde ki arkadaşlık en üst seviyede. Böyle olmasa başarılı olamazdık.

ÜniESES: Taraftarımız son maçta bütün takımı ne kadar sevdiğini hepinize tek tek özel olarak hazırlanmış pankartlarla gösterdi. Sıra sana geldiğinde sana özel olarak hazırlanmış “Sende başını alıp gitme n’olur. ” pankartı açıldı. O pankartı gördüğünde neler hissettin?

Eskişehirspor için ve Eskişehirspor taraftarı için ne kadar değerli olduğumu bir kez daha anladım. Çok gururlandım, çok mutlu oldum.

ÜniESES: Gelecekte Alper’in kendisini görmek istediği nokta neresi? Alper gelecekte nerede ne yapıyor olacak?

Öncelikle sürekli A Milli Takım forması giymek istiyorum. Eskişehirspor’da mı olacağım, yoksa başka takımda mı bende bilmiyorum.

ÜniESES: Saha içinde oynanan oyun dışında, taraftarın sizi en çok etkilediği, taraftarın yaptıklarını unutamadığın maç hangisi?

Konyaspor ile oynadığımız küme düşme maçı. O zaman Paf takımındaydım. Konyaspor ile paf maçını oynadıktan sonra abilerimizi izlemek için bizde tribünde yerimizi aldık. 1-0 yenik durumdaydık. Sonra beraberlik golü geldi. O golden sonra bizde üstümüzü başımızı çıkartıp sevindik ve bizde taraftarla beraber abilerimize destek olduk. O maçı unutamıyorum.

ÜniESES: Taraftarlarımızın özellikle önemli maçlarda tüm Türkiye’ye örnek teşkil edecek koreografiler yaptığını ve yapmaya devam edeceğini biliyoruz. Koreografi denilince hangi koreografi ilk olarak aklına geliyor? Koreografiler takımı nasıl etkiliyor?

Lig A’da iken Belediye maçında yapılan koreografi çok başarılıydı. İlk o aklıma geliyor. Koreografiler motivasyon olarak çok etkili oluyor. Maça çıktığımız anda tribünleri gördüğümüzde daha bir kazanmak istiyoruz, daha motive oluyoruz.

ÜniESES: Futbolcu değil de bizim gibi taraftar olsaydın, maçı hangi tribünde izlemek isterdin?

En çok bağıran, en çok ateşli tribünde izlemek isterdim. Bu aralar bu konuda Nefer öne çıkıyor. Nefer diyebilirim.

ÜniESES: Son maçta ilk kez üçlü çektirdin. Taraftar seni ortaya üçlü çekmek için çağırdığında neler hissettin?

Hiç beklemiyordum. Hatta ayağımda yara vardı ve kramponlarımı çıkartmış soyunma odasına gitmeyi planlıyordum. Ama çok istediğim bir şeydi. Çok mutlu oldum.

ÜniESES: En sevdiğin tribün bestesi?

Maçları kazandıktan sonra taraftarla beraber söylediğimiz “Seninle Doğmuşum Sensiz Ölemem.”

ÜniESES: Gün geldi Eskişehirspor’dan ayrılmak durumunda kaldın. Gittiğin zaman ilerde Eskişehirspor’a geri gelmek ister misin?

Bu birazda nasıl ayrıldığıma ve şartlara bağlı. Burada çok mutluyum. İyi ayrılırsam kalben burada tekrar olmayı her zaman çok isterim.

Röportajımıza kısa soru cevaplarla devam edelim. Quiz niteliğinde sorular olacak bunlar ve tek bir isim ya da cevap istiyoruz senden.

ÜniESES: Takımın en neşeli ismi?

Erkan Zengin.

ÜniESES: Takımın en içine kapanık ismi?

Pele.

ÜniESES: Takımın en şık giyineni?

Erkan Zengin.

ÜniESES: Takımın en kötü giyineni?

Ivesa, üstüne bişeyler bulmakta zorlanıyor. (Gülümsüyor.)

ÜniESES: Takımın en mücadeleci ismi?

Bülent Ertuğrul.

ÜniESES: Takımın en çalışkan ismi?

Serdar Özbayraktar.

ÜniESES: Takımın en tembel ismi?

Batuhan Karadeniz.

ÜniESES: En yakın Türk arkadaşın?

Veysel Sarı.

ÜniESES: En yakın yabancı arkadaşın?

Diego.

ÜniESES: En unutamadığın maç?

Kadıköy’de oynadığımız, 2-1 yenildiğimiz Fenerbahçe maçı. İlk kez 11’de başlamıştım. O yüzden unutamıyorum.

ÜniESES: Unutmak istediğin maç?

Son oynadığımız Kayserispor maçı. Çok kötü oynadım.

ÜniESES: Eskişehirspor denilince aklına gelen ilk şey?

Tabi ki taraftar.

ÜniESES: Xavi mi Iniesta mı?

Xavi.

ÜniESES: Guardiola mı Mourinho mu?

Mourinho.

ÜniESES: Real mi Barça mı?

Barça.

ÜniESES: Alper bize vakit ayırdığın için ve sorularımızı içtenlikle cevapladığın için teşekkür ediyoruz. Son olarak eklemek istediğin ve taraftara söylemek istediğin bir şey var mı?

Transferim hakkında birkaç bir şey söylemek istiyorum. Yurt içinden ve yurt dışından resmi birkaç teklif menajerler aracılığıyla geldi. Gidecek miyim bende bilmiyorum. Ancak kulübün menfaatleri içinde, kulübü sıkıntıdan kurtaracak, para kazandıracak bir şekilde olursa, yönetimimiz Alper durum böyle derse Eskişehirspor’a katkı sağlamak için giderim. Yoksa gidecek olursam bile Eskişehirspor’u sevmediğimden, gitmek istediğimden değil. Ben de en az sizler kadar Eskişehirsporluyum.

Bizi kırmayıp vakit ayıran, soruları içtenlikle yanıtlayan Alper Potuk’a, bu röportajı sağlayan Mehmet Öztürk’e ve Zafer Tüzün’e teşekkür ediyoruz.''

Eskişehirspor - Kayserispor maçı fotoğrafları

Son 5 maçta 5 galibiyet serisinin son maçı olan ve yine tek golle kazandığımız Kayserispor maçından fotoğraflar eklenmiştir.

Tüm fotoğrafları görmek için alttaki fotoğrafa tıklayın.

Eskişehir Atatürk Stadyumu fotoğrafları

Stadımızın görsel ve estetik açıdan çok fazla sağlam fotoğrafları olmadığını düşünüp çeşitli açılardan fotoğraflar çekerek böyle bir çalışma hazırladık.
Umarız beğenirsiniz...

Eskişehirsporlu olmak, kalp krizine yakın olmak..

"Deli aşkının sonu var mıdır?
Diye sormadan severim seni
Acı dinmeden, gece bitmeden
Yola düşmeden bulurum seni..."

Yıl 1997 ; o güne kadar "ALLAH ALLAH !!!" nidalarıyla gidip "Allah Allah?.." sesleriyle döndüğümüz Eurovision'da ülkemizi temsil eden şarkıdan ufak bir bölümle başlayasım geldi...Şarkının söz yazarı adeta bizi hayal etmiş yazarken o yıllardan,peki biz ufak bir değişiklik yapsak nasıl olur ?

"Deli aşkının sonu var mıdır?
Diye sormadan severim seni
Maç bitmeden, gol gelmeden
Yollara düşer bulurum seni..."

Önce büyük bir gol sevinci sonra bir tane daha 5 tane atarız düşünceleriyle biten birinci devre; maçın sonralarına doğru arka arkaya soğuk duş etkisi yapan goller ; kısaca Ankaragücü maçı... Tamam tamam biliyorum önemli bir noktam eksik henüz bitmedi sonu olmayan film nerde görülmüş ki..."Bittiyse gidelim" diye düşündüğümüz anlarda belki bazılarımızın göremediği bir gol geldi son saniyelerde. "Düşman"a karşı daha da can yakan büyük bir zafer kazanmıştık.(27.11.2011)Bu sefer Ankaragücünün "kardeşini" ziyaret etme günü gelmişti. 20 otobüs aşık adam Bursaya gitti "Eskişehirspor" dedikleri sevgililerinin peşinden...Aşk sevgi ister,emek ister ama en çok da sabır istermiş bunu anladık "bitti" denen yerden başlarken. Bu sefer 88 dakika bekletti o gol gülümsetmek için.Geç gelirsin eh biraz da güç gelirsin ama geldin mi de ilaç gibisin, tellere tırmandırırsın biliriz.(4.12.2011)"İki haftadır son dakikalarda kazanan ESES..." başlıkları atılıyordu gazetelerde kimse 3.sünün geleceğini bilmezken...Konuk bu sefer MP Antalyaspordu...İlerleyen dakikalar statta olan bizleri totem yapıp gol izlemeye mecbur bırakıyordu...Sizleri bilemem ama yer değiştirip şimdi gol geliyor dediğim dakikada gelen golü üzerime aldığımı söyleyebilirim :) (07.12.2011)Maçların özeti ya da ortak noktasıydı son dakikada gelen gol...1 golün sadece 3 puan olmadığını öğrenmiş belki de hatırlamış olduk. Eskişehirsporlu olmak 80li dakikalara gelince maç bitti demek değil asıl o dakikalardan sonra maça asılmak boğazın patlarcasına bağırmak demek.Eskişehirsporlu olmak sahada 11 adamla "1" olmak demek. Eskişehirsporlu olmak "onunla doğup, onsuz ölememek"tir.Eskişehirsporlu olmak demek bir oyuncusu gitmesin diye onu ikna edebilmektir.Eskişehirsporlu olmak beraber ıslanmaktır yağan yağmurda.Her gün "Bugün günlerden Eskişehirspor" demektir aynı zamanda...Eskişehirsporlu olmak milyonlarca cümleyle anlatılabilecek kadar çok şey demektir.

06-16 ikilemini başarıyla geçtik sıra 07-27de. Bizim teknik ekipten ve futbolcularımızdan bir isteğimiz var; kalbimizi korumaları... 4.haftada da bir son saniye sevincini kaldıramayabilenler olabilir çünkü :)

Bursaspor - Eskişehirspor maçı fotoğrafları

Son dakikalarda frikikten Dedé ile gelen Bursaspor deplasmanından fotoğraflar eklenmiştir.

Tüm fotoğrafları görmek için alttaki fotoğrafa tıklayın.

Bursaspor-Eskişehirspor ''Stada yürüyüş'' (2011-2012)

Bursa deplasmanında şehir girişinde kontrol noktasında aranan otobüslerimiz daha sonra stadın yanındaki asayiş bekleme merkezine getirildi.Bekleme noktasında biletler temin edildikten sonra taraftarlarımız polis nezaretinde stada bu şekilde hareket etti.


Videoyu İndirmek İçin Tıkla

Bursaspor-Eskişehirspor ''Gol anı'' (2011-2012)

Eskişehirsporumuzun, deplasmanda Bursaspor'u Dede'nin son dakikalarda attığı frikik golüyle 1-0 mağlup etti. Golün geleceğine inancımız tamdı ve o anda tribünümüzü işte böyle görüntüledik.

Videoyu İndirmek İçin Tıkla

Bu gadget'ta bir hata oluştu

Anadolu'nun Son Kalesi!

Amigo Orhan

No Pyro No Party!

Yağmurda Çamurda

problem?

Seni Bizim Kadar...

Kuralları S*ktir Et!

Maziyi Savura Savura..

Her Zaman, Her Yerde !

Seninleyiz

Bir Defa Değil Bin Defa !

Aşk Siyah Kırmızı

Anti Bizans

Kaldırım Tribünü!

Tapmadık Asla..