Bir Garip Yolcuyuz..

On kişiyle on numara mücadele eden takımımız Saraçoğlundan eli boş dönünce Ankaragücü'yle oynanacak maçın hesapları dört bir yandan başlamıştı.Gelişmeleri hafta boyu takip ederken ilk olarak Ankaragücü'nde sakatlık problemi ardından da bilet fiyatlarının 10 Lira olarak açıklanması maçı bizim adımıza daha cazip bir hale getirmişti aslında.Gerek son 2 yıldır iki kulüp arasında yaşananlar,gerek 15 senedir ligte bize yenilmemeleri maçın önemini daha da arttırıyordu.



Maçın genelinde de (ikinci yarıyı bir kenara koyalım) üstün olan bir EsEs vardı sahada. Kamara'nın 2 golüyle ve taraftarın özlenen performansıyla devreye 2-0'la girildi. Tam 3 olur 5 olur hesapları yapılırken ikinci yarı Ziya Doğan'ın oyunu okuması ve yaptığı değişiklikler başımıza büyük dertler açtı. Taraftarların ortak şikayeti,Skibbe'nin hamle yapmakta geç kalmasıydı ve yine aynı problem yüzünden zafer şarkıları yerini son 15 dakikada dualara bıraktı.Serdar-Erkan ve Mehmet-Batu değişiklikleri ofansif anlamda başarılı olunca nefes nefese geçen maçı 3-2 kazandık.


Maçın Artıları-Eksileri;
Artıları:
+Taraftar:Büyük ihtimalle sezonun en kalabalık iç saha maçını oynadık. Neferiyle,Aşk-ı Şehiriyle,Ütülü Tayfasıyla eski günlere dönüş sinyalleri verdik.Belki de sesimiz yeri geldiğinde Ankara'ya kadar ulaştı. :)






+Dede:Formayı ilk giydiğinden beri ne kadar büyük bir futbolcu olduğunu kanıtladı.Bu maçta da gerek defansa güven verişi,gerek Kamara'ya yaptığı asistle maçın en iyi isimlerindendi.




+Yunus Yıldırım:Oyunu iyi okudu ve maçın hakimiyetini bir an olsun elinden bırakmadı.



Eksileri:

-Skibbe:Sezon başından beri süregelen Mehmet Yıldız ısrarı yüzünden gollerimizin %80'lik kısmı diğer mevkiilerdeki oyuncularımızdan geliyor.Bir nevi gol umudumuz Alper'in Veysel'in elinde. Ayrıca her ne kadar Pele formsuz olsa da top tekniği çok zayıf olan Bülent'in yerine oynaması gerektiğini düşünüyorum.

-Koray Arslan:Nadarevic'in cezası nedeniyle forma şansı buldu. Yediğimiz 2 golde de kanadını kapatamadı.Eski Koray'ı mumla aratıyor.

-Halil Ünal:Maçtan önce hafta içinde ETB temsilcileriyle yaptığı konuşmalarda futbolcularla mali bir sorun yaşanmadığını söylese de maçtan sonra konuşan Skibbe futbolcuların ücretlerini alamadığını;böyle devam ettiği sürece takımın kaosa sürükleneceğini ima etti. 4 senedir yalanlarına doyamadığımız başkan yineb bizleri ters köşeye yatırdı.Umarız hafta sonu Bursa'dan da bir ters köşe yemeyiz karışık bir takımla...

Eskişehirspor-Ankaragücü maçı fotoğrafları

Sahamızda oynadığımız ve 2-0 öne geçmemize rağmen ölüp ölüp dirildiğimiz Ankaragücü maçının fotoğrafları eklenmiştir.

Tüm fotoğrafları görmek için alttaki fotoğrafa tıklayın.

F.Bahçe-ESES (2011-2012)

BandoESES'in de tribünlerdeki yerini aldığı Fenerbahçe deplasmanından görüntüler.


Videoyu İndirmek İçin Tıkla

Fenerbahçe - Eskişehirspor maçı fotoğrafları

Maçın henüz başlarında 1 kişi eksik kaldığımız, hem tribünde taraftar hem de sahada takım olarak elden gelenin yapıldığı Fenerbahçe deplasmanından fotoğraflar eklenmiştir.

Tüm fotoğrafları görmek için alttaki fotoğrafa tıklayın.

Dünya Felsefe Günü (17 Kasım)

Blog'umuzun da isminde geçen kelimenin günü bugün.
(Dünya Felsefe Günü - 17 Kasım)

Filozofların felsefe için söyledileri sözler :

"Felsefe yapmak ölmeyi öğrenmektir."
Karl JASPERS

"Felsefe, neleri bilmediğini bilmektir."
SOKRATES

"Doğruyu bulma yolunda, düşünsel (İdealist) bir çalışmadır."
PLATON

"İlkeler ya da ilk nedenler bilimidir felsefe."
ARİSTOTELES

"Mutlu bir yaşam sağlamak için, tutarlı eylemsel bir sistemdir."
EPİKUROS

"İnanılanı anlamaya çalışmaktır."
ANSELMUS

"İnanılanın inanılmaya değer olup olmadığını araştırmaktır."
ABAELARDUS

"Eleştiridir."
CAMPENELLA

"Deney ve gözleme dayanan bilimsel veriler üzerinde düşünmektir."
F. BACON


"Felsefe yapmak doğru düşünmektir."
T. HOBBES

Sonuç olarak;
Felsefe Yaşamdır...

Peki neydi bu kelime ve anlamı ?
Felsefe, yaşamı bir şekilde anlamlandırabilme çabası olarak da görülebilir.

Bizim de yaşamımız ''Sevinmek İçin Sevmemek'' üzerine kurulu..

Yaşamı bu şekilde anlamlandırıyoruz..

Sahip olmadığı şeylere üzülmeyen ve sahip olduklarına sevinen insan akıllı insandır.
Epiktetos

Arka ta'RAF'takiler.. (Ömer TOPRAK ve niceleri)

Her ne kadar kızsak da küssek de üzülüyor be insan..

Ülkenin bayrağının uluslararası bir organizasyonda dalgalanamayacak olması, tv karşısında hangi ülkeyi destekleriz arayışına girecek olmamız falan..

Ama bu zihniyet bunu haketmişti..(Ceremesini biz çekiyoruz, orası ayrı !)

Zihniyetin değişeceğini umduğumuzdan, Euro2012'ye gitmiyor olmamız da ''Herşeyde bir hayır var..'' lafına yöneltiyor insanı, ister istemez..

Bu ''Hayır''ların ilki bugün gerçekleşti sanırım.
Ömer TOPRAK..

O, 5 gün önce enkaz altında kalmış bir milli takımdan bugün sağ çıkarak, hala birilerinin bu ülke futbolundaki enkazdan sağ çıkabileceğinin sinyallerini verdi ..

Birçoğumuz O'nu, bir Sabri kadar, bir Selçuk Şahin kadar bile tanımıyorduk ve bu durum kesinlikle abzürd değildi..

Bize yukarıdaki isimleri, bir markette rafların ön kısmına koyulan, tarihi arkadakilerine göre daha eski yiyecek-içecekler gibi sundular !

Daha çok tercih edilecek, daha çok işimize gelecek şeyleri hep arka taraflarda saklamaktan bıkmadılar..

Müşteriler elini arkaya uzattığındaysa kötü kötü baktılar, bakkal amcalar..

Elbet bir gün arka taraftaki ürünlerden de faydalanacaktık fakat öndeki eski tarihlilerin miyadını doldurması şartı mı aranmalıydı ?

Bugün, öndeki tarihi eskimiş, bunu izleyin bunu izleyin diye diretilen bazı futbolcuların Hırvatların darbesiyle raftan düşmesiyle arka taraftaki Sinan Bolat, Gökhan Töre ve en göze batanıysa Ömer Toprak'ı görme fırsatı bulduk..

Allah razı olsun o Hırvatlardan, çok iyi yapmışlar, pek iyi etmişler..

21 Temmuz 1989 tarihinde Almanya'da dünyaya gelen, SC Freiburg altyapısında yetişen Ömer Toprak şu anda Bayer Leverkusen'de.
Daha başında olduğu kariyerinde ;
2008 - Avrupa 19 yaş altı futbol şampiyonası şampiyonluğu (Almanya u-19) 1 kez
2008-2009 Bundesliga-2 şampiyonluğu (SC Freiburg) 1 kez
2007-2008 Oberliga şampiyonluğu (SC Freiburg II)
2007-2008 U-19 Bundesliga şampiyonluğu (SC Freiburg u-19)

Ömer Toprak için ''Almanya'nın en yetenekli stoperi'' tabirini kullanmış Alman milli takımının 100'ler kulübüne girmiş eski futbolcularından Jürgen Kohler..

Bugün belki de 20 milyon Türk'ün yeni fark ettiği Ömer'i elin Alman'ı keşfedeli hani olmuş..

Enkaz altında kalan Türk futbolunda nice Ömer'ler var buna inanıyorum..

Bundan sonra tarihi daha eski malları arka taraflara saklamayan bakkal amcalar lazım bize..

Bilmem anlatabildim mi ?

Dipnot : Bu kadar yazmışsın da adamın bir tane milli formayla fotosunu koymamışsın diyenler olabilir, farkındayım ve tek başına bir fotoğrafını bile bulamadım. Aslında yukarıdakilerin özeti de bu sanırım..

Suçlu kim ?

Ayıp Volkan,yaptığın harbiden ayıp…


Sen nasıl olur da formasını giydiğin, üzerinde taşıdığın o ay-yıldıza ihanet eder,Avrupa Şampiyonası yolunda evimizde oynadığımız son maçında,bir anlamda hayati derecede önem taşıyan maçta, amacı orada sana destek olmak olan yaklaşık 50bin seyirciye,maçın başından sonuna kadar oturuyor diye kalkıp utanmadan alkış yaparsın dalga geçercesine.Bu izleyici oraya maç izlemeye,güzel futbol izlemeye geldi,sen kimsin ki destek istiyorsun,utanmadan sıkılmadan bir de o destek gelmeyince onlarla dalga geçiyorsun.Çok ayıp Volkan çok, tuuu defol git hadi şimdi…

Aynı nedenlerden dolayı sana da ayıp Emre Belözoğlu,üstelik sana on misli daha ayıp.Hem maç izlemek en doğal hakkı olan o elit izleyici kitlesine küfrediyorsun,hem de kalkmış bir de takım arkadaşın Volkan’ı kollamaya kalkıyorsun.Tuuu,yazıklar olsun sana…

Hele sana gelelim Arda efendi.Senin bu ülkede artık nefes almaya hakkın yok.Bu elit izleyici kitlesi seni ülke futbolunda ayrı bir yere koysun,geleceğin yıldızı olarak göstersin,daha da ileriye gidip seni Messi ile kıyaslasın, sen utanmadan kalk onlara karşı bilerek düdükten sonra topa vur,rövanşta takımını sat.Valla yatacak yerin yok Arda…

Giray adam değilsin, o ikinci golde nasıl vurdurursun topu adama.Yazıklar olsun şimdi defol. Hakan Baltasın,Selçuk sen İnanmadın,Gökhan Gönülsüzsün,Burak Trabzon’da oynuyon da neden milli takıma gelince oynamıyon be ahlaksız adam vs vs….

Tamaaam,maçın suçluları belli 3 tane çıbanın başı, geri kalan 8 tane ruhsuz adam.Artık normale dönebiliriz,çünkü bizim hiç mi hiç suçumuz yok.

Euro 2012 yolunda son 2 maç kalmış, bunlardan birini evinde birini deplasmanda oynayacaksın.İlk maçı, iyi-kötü yeri tartışılır, evinde oynuyosun, buradan alacağın avantajlı bir skorla şampiyonanın kapısını açabilirsin.Bizler, dün akşam o stadı Hırvatlara cehenneme çevirmemiz gerekirken,tribünü başlarına yıkmamız gerekirken biz ne güzel oturmuş başından sonuna kadar maçı izliyoruz.Bizim hiç mi hiç suçumuz yok, ne yapalım futbolcular ruhsuz.

Sezon başı şike olaylarından dolayı cesur bir şekilde kararları alamayan federasyona tepkimizi her zaman her yerde,en sert şekilde gösterdik, O federasyon yayıncı kuruluşa dayalı ligin statüsünü değiştirdi,tabiri caizse ligin içine etti, tepkimizi her zaman gösterdik, Kulüpler birliği özetle “ Şike yapan düşürülmesin” dedi, biz ne yaptık ? Yine tepkimizi en sert bir şekilde gösterdik. Bizim şimdi ne suçumuz var, ne yapalım futbolcular ruhsuz, Hiddink ruhsuz.

Ey Hiddink, sen de git artık .Düş bu takımın,bu ülkenin yakasından.Sen ki Güney Kore’ye yarı final oynattın,Avustralya’yı dünya kupasına taşıdın,Rusya’yı Avrupa 3.sü yaptın.Sen bize çok eksiksin hoca çok..Biz senin gibi adamları sevmeyiz,hiç çekiciliğin yok bi kere.Kulübede maç boyunca birkaç tane takla atsan, maç sonrası basının karşısına çıkıp Adanalı ağzıyla atar yapsan, bak o zaman seni nasıl bağrımıza basarız,imparator bile ilan ederiz,sonsuz kredin olur o zaman. Geçtim senin takımda kalmanı,senden sonra gelen adamlarını bile sonsuza dek bu takımın içinde tutabilirsin.Öylesine bir kredin olur o zaman bu milletin gözünde.Biz ki, futboldan öyle anlıyoruz ki, Löw’e stajyer hoca dedik beğenmedik,Del Bosque’ye Yeniköy Kasabı dedik beğenmedik,Aragones’e moruk dedik dede dedik beğenmedik,seni de beğenmiyoruz.Kusura bakma ama , sana da Hollanda İneği der yollarız seni.Çok eksiksin hoca çok, ruhsuzsun,milli ruh yok sende,işini çok düzgün yapıyorsun.İyisi mi ey Hiddink,biz sana bu lakabı takmadan pılını pırtını topla Çarşamba günü Hollanda'ya uçak biletini al.

Çünkü bizim hiç mi hiç suçumuz yok hoca,futbolcuların ve sen ruhsuzsun…

Geçti Bor'un pazarı...

Bu yazıyı okumaya başlamadan önce yaklaşık 1 ay önce yazdığımız ''İstanbul milli maçlara doydu..''yu hatırlayalım.

Yılmaz Özdil'in play-off'lara kalmamızla birlikte yaptığı güzel tespiti konu edinmiştik. Ne diyordu Yılmaz Özdil ; Milli maçların İstanbul'da oynatılmaması için federasyona adeta yalvardığını belirten konuşmasında, Bursa'nın milli maçların oynanması için biçilmiş kaftan olduğunu eğer orası olmazsa diğer adayının da Eskişehir olduğunu dile getirmişti.

3 sene önce Mehmet Demirkol'un, 1 ay önce Yılmaz Özdil'in gördüklerini bu işin en üst kademesindeki saygıdeğer İstanbul aşığı yetkililer göremedi..

Sonuç ?

Dünya'da eşi ve benzerine kolay kolay rastlanmayacak şekilde, kendi ülkenin anlı şanlı bayrağını taşıyan futbolcuna ağza alınmayacak küfürler ve onların da aynı şekilde tribünlere cevabı...

Sebep ?

Galatasaray (X,Y,Z,) formasıyla maça gelen,
Fenerbahçe (X,Y,Z)'de top koşturana Milli Futbolcu gözüyle bakmaktan aciz zihniyet!
2 Eylül 2011'de yine TT Arena'da oynanan Azerbaycan maçında, daha önce de bu şekildeki olumsuzlukların olması sebebiyle Galatasaraylıların konuşlandığı tribünde ''Milli Takım Kulüpler Üstüdür!'' pankartı açılmış ve dün yaşanan olumsuzlukların bir daha yaşanmayacağı gibisinden bir mesaj verilmeye çalışılmıştı..
Demek ki neymiş ?

Tutulmayacak sözler verilmeyecekmiş...

Gelelim maçların Anadolu'da oynatılması gerektiği konusuna.

Spor kamuoyunda Yılmaz Özdil'in söylediklerine pek arka çıkılmadı.

''Amaaan, bütün basın Anadolu'ya gitmek zorunda kalacak..'' di mi ?

Di...
Dün gece, maçların bulunmaz hint kumaşı yorumcularından olan Rıdvan Dilmen, maçın sonlarına doğru ağlamaklı bir ses tonuyla ''İstanbul'a maç falan vermesinler, Anadolu'da oynansın..'' gibisinden zırvaladı...

İşte yazar ve yorumcular arasındaki kalite farkı da burada ortaya çıkıyor..

''Olumsuz bir konuyu, olaylar patlak vermeden önce dile getirip, çözüm önerisi sunabilmek..''

Sen durma ''Gol olur..'' demeye devam et Rıdvan Dilmen...

Ya tutarsa!

Diiiğ mi ?

Di...

Artık yorumcuların çoğu, milli maçların İstanbul'da oynatılmaması gerektiğini savunmaya başlayacaklar. Bakın ''Anadolu'da oynatılması gerektiği''ni demiyorum ''İstanbul'da oynatılmaması gerektiği''ni söyleyecekler. Tıpkı Gençlerbirliği Beşiktaş'ı yendiğinde ''Gençlerbirliği nasıl kazandı ?'' değil ''Beşiktaş nasıl yenildi ?'' dedikleri gibi..

Ama şöyle de bir gerçek var ;

Geçti borun pazarı sür eşeği Niğde'ye..


Yukarıdaki sözün öyküsü ;
Bor’un pazari Salı günleridir.
Bir gün önceki Pazartesi günü hazırlık günü olup,yöresel deyimle “Deripazarı” dir.
Asıl Pazar gününe de ULUPAZAR denir.
Deri pazarı günü, otuz kirk kilometre uzaktan gelecekler ve Salı günü pazara yetişeceklerin hazırlık günüdür.
İlçeye, bu deri günü gelenler, ertesi günün yoğun işlerinden bir kısmını görürler.


Bu hazırlık günü çalışmaları,yaz ve kış mevsimine göre değişiklik gösterirdi.
Sonbaharin yazdan kalma bir günü, erken saatlerde, kırk kilometre uzaktaki köyünden çikan bir pazarcı, Bor’un bağlarına girdiğinde, geçmiş ikindi zamanıdır. Molayi, yıkılmış kerpiç duvarın içeri girdiği Pınarbaşi mevkiindeki, Tütüncü Hasan’in bağina verir. Eşeğini de dinlendirmek için indirdiği yüke
sırtını dayayıp da pazardan alacaklarının hesabını yaparken, içi geçer ve derin bir uykuya dalar.


Eşşeği önündeki yiyecekleri çoktan bitirmiş, bağli bulunduğu ağacın kabuklarini kemirmeye başlamıştır. Deri pazarı gününün ikindi zamani başlayan uyku gece de sürdügü gibi, Ulupazar gününün, yani Salı gününün ikindisine uzanır Yirmibes saatlik bir uykudan uyanan pazarcı, halinde bir değişiklik hissetmeden şehrin yolunu tutar.
Tutar amma, yollarda bir başkalik var, pazara
gidenlere rastlayacaği yerde, pazardan dönenleri görür. Dönen bir pazarcıya,merakla sorar;

Neden Ulupazarını almadan dönüyorsunuz?

Pazarci ertesi günün Niğde pazarini işaretle;” Geçti Bor’un pazari , sür eşşeğini Niğde 'ye babalik” der.


Bu hikayeyi milli takıma uyarlayalım ;
Pazarcı : Federasyon
Eşek : Milli futbolcusuna küfreden taraftar
Yiyecekler : Milli futbolcu
25 saatlik uyku : Yılmaz Özdil'in yazısından, dünkü maçın sonlarına kadar geçen zaman
Tütüncü Hasan'ın bağı : TT Arena Stadı
Ulupazar : Euro 2012'ye ev sahipliği yapan Polonya ve Ukrayna
Bor'un Pazarı : Anadolu'daki stadyum
Pazardan dönen pazarcı : Ben ve benim gibi düşünenler...

E.T.B.'den huzurevi ziyareti

Eskişehirspor Taraftarlar Birliği Derneği olarak Kurban Bayramı'nın 4. gününde dernek binasında düzenlenen bayramlaşma törenine katılım oldukça yoğundu.

Dernek binasındaki bayramlaşmanın ardından da E.T.B. Derneği yönetim kurulu ve beraberindekilerle Maide Bolel Huzurevi'ndeki büyüklerimiz ziyaret edildi.

Diğer fotoğraflar için tıklayın..

Video ;

Karabük-ESES (2011-2012)

Kurban bayramı arefesinde, Karabük deplasmanındaki taraftarlarımızın söylediği ''İsmin Kazındı Kalplere''..


Videoyu İndirmek İçin Tıkla

Karabükspor-Eskişehirspor maçı fotoğrafları

Kurban Bayramı arefesinde oynanan ve deplasmanda 2-1 galip geldiğimiz Karabükspor maçının fotoğrafları eklenmiştir.

Tümünü görmek için alttaki fotoğrafa tıklayın.

Eskişehirspor-Samsunspor maçı fotoğrafları

Şimdiye kadar hep basın mensuplarının saha içinden çektikleri fotoğraflarla yetiniyorduk.Tribünlerdeki önemli ayrıntıların olduğu kareler pas geçiliyor biz de bu önemli detayların yakalandığı kareleri site site gezinerek aramak zorunda kalıyorduk.

Ama artık felsefesis.com olarak gidebildiğimiz maçlarda, tribünün içersinden kendi çektiğimiz fotoğrafları sizlerle paylaşmaya çalışacağız. Her ne kadar bu işin ehli insanlar kadar profesyonel kareler çıkmama ihtimali yüksek olsa da özellikle tribünle ilgili detayları yakalama çabası içinde olacağız.

Bu eylemi ilk olarak gerçekleştirdiğimiz maç 1-0 galip geldiğimiz Samsunspor maçı oldu.

Tüm fotoğraflara ulaşmak için alttaki fotoğrafa tıklamanız yeterli..

Bu gadget'ta bir hata oluştu

Anadolu'nun Son Kalesi!

Amigo Orhan

No Pyro No Party!

Yağmurda Çamurda

problem?

Seni Bizim Kadar...

Kuralları S*ktir Et!

Maziyi Savura Savura..

Her Zaman, Her Yerde !

Seninleyiz

Bir Defa Değil Bin Defa !

Aşk Siyah Kırmızı

Anti Bizans

Kaldırım Tribünü!

Tapmadık Asla..