İnsanlık, Van deplasmanında..

Dün, Cumhuriyet tarihimizin en büyük depremlerinden birisi yaşandı Van'da. 24 saati devirdik 7.2 şiddetindeki felaketin ardından ve yüzlerce ölü binlerce de yaralı olduğu söyleniyor.Böyle bir ortamda ölenlerin sadece enkaz altında kalan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının olmadığı ortaya çıkıyordu saatler ilerledikçe. Bölgede nasıl bir ortamda yaşanıldığı, siyasi tercihlerin özgür bir şekilde kullanılıp kullanılmadığı bilinmeden, kurunun yanında yaşın da yakıldığı bir durum meydana getirildi ne yazık ki..

Hadi diyelim ki o insanlar malum partiyi destekledi, terör örgütüne yakın olarak görüldü..

Peki ya bu ortamda o bölgede hayatını devam ettirip, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmaktan gurur duyanlar ?

Bu zihniyette sadece 1 kişi bile olsa onun faydalanabilmesi için yardıma koşmaya değer!

Peki ya fotoğraftaki ufaklığın günahı ne ?

Sen bugün ''Onlar ne hali varsa görsün!'' diyerek, bu ufaklığın büyüdüğünde ''Bize zamanında depremde yardım etmediler, bizi dışladılar!'' diye anlatılanları duyup bize karşı cephe almasına sebep olmaktan başka nedir ki bu yaptığınız ?
Lafa geldi mi ''Nah veririz!'' şeklinde Türkiye haritalarını göğsünü gere gere paylaşmayı bilen arkadaşlar, bugün o şehrimizi gözden çıkarmış durumda..

Bugün bizler oradaki bu ülkenin vatandaşlarına sahip çıkarak, elimizden geldiğince yardım ederek o ''NAH'' adı verilen hareketin kralını bu vatanın birliğini bozmak isteyenlere çekmiş olacağız !

Tüm yurttan afet bölgesine yardım kampanyaları düzenlenmekte ve Eskişehirsporlular olarak biz de İnsanlığın Van deplasmanından galip gelmesi için elimizi taşın altına koyuyoruz.

Kampanya - 1 : Su sıkıntısının ciddi boyutlarda olacağı göz önüne alınarak Eskişehirspor Taraftarlar Birliği'nin düzenlediği ''Bir Yudum Su Ver!'' için belirtilen hesap numarasına katkıda bulunabilirsiniz.

Kampanya - 2 : Soğuk havaların başladığı şu zamanda, afet bölgesindeki vatandaşların bir diğer önemli ihtiyacı da ''Kışlık Giyim'' yardımlarınızı da Esstore - Stadyum şubesine bırakabilirsiniz.

"AŞK...Bazen ESES'i Uzaktan Sevmektir..."

Güzel bir cumartesi öğleni...Ekim ayının son günleri olmasına rağmen sıcak ve güneşli maç spikeri deyimiyle "Futbol için uygun bir atmosfer"...Vatan toprağını korurken toprak olan kahramanları anarak başladık ; hakemler , iki takımın oyuncuları ay yıldızlı tshirtlerle geldiler sahaya sol taraftan gelen Manisaspor "ŞEHİTLER ÖLMEZ", sağ taraftan gelen Eskişehirspor ise "VATAN BÖLÜNMEZ" diyordu ellerindeki pankartla..
Kötü gidiyorduk hem de çok kötü... Sadece kazanamamak değildi sıkıntımız. Yine kış gelmişti ve hala açığın üzeri kapanmamış yağmur, çamur ve kar bekliyordu açık tribün sakinlerini verilen sözlere rağmen. Süper Lig'deki 4.sezonumuzda da verilen sözler tutulmuyor aksine anlamadığımız, anlayamadığımız şeyler oluyor ve yönetim lütfedip cevap vermiyordu. Üstüne üstlük magazin basınını süsleyen son derece çirkin olaylar bütün şehri sarıyordu.

ETB önderliğinde isyan başlıyordu artık. Günler öncesinden hazırlıklar tamamlandı pankartlar hazırlandı. Maç bizim için 70 dakikaydı bu hafta. Ve dakika 70 olduğunda skorboarddaki 0-2 sonucuna aldırış etmeden başkaldırış başladı . Operasyonun adı "Sevgi Eylem Gerektirir" ve Parolası da"Ya Hizmet Et Ya Terket" idi...

Büyük bir gürültüyle haykırdık ne istediğimizi. Ses kulağa gitti şu an beyinde algılanmasını bekliyoruz ve algılanana kadar da sesimizi yükselteceğiz.Şıpsevdi sakızlarında çıkar ya hani "AŞK... Şunu Yapmaktır; Bunu söylemektir" tarzında sözler işte onlardan bir tane de yönetime ben yazayım; "AŞK... Bazen Eses' i Uzaktan Sevmektir."

Bazıları diyor ki terk edip gittiniz 2-0 yenildiğimiz için;bu mu sizin taraftarlığınız ? Bu karar günler öncesinden alındı sonuç belli değilken tabi bu kararı alan ETB'deki büyüklerimiz günler öncesinden maçın rüyasına yatıyorlarsa orasını bilemeyiz tabi ki :)

Özetlersek ;
Günün Güzel Olayı : Takımdaki "TEK" Eskişehirli olan oyuncumuz olan kaleci Kayacan'ın Ivesa'nın yerine oyuna girmesi.

Günün Kötü Olayı : Açık tribündeki birtakım şahısların taraftarların protestosunu engellemeye çalıştığı haberleri.
Günün Temennisi : Koray'ın aynı golü rakip takım kalesine de atması.
Günün Sözü : Skor Taraftarı değiliz ! Ya hizmet Ya İstifa Et !
Günün Bestesi : Açığın üstünü kapatmadınız/Köyden adam getirip üye yaptınız/Söyleyin rahat mı o vicdanınız /Yönetimler gelir geçer biz hep burdayız

Bitirirken Halil Ünal İçin bi' şarkı geldi aklıma ; " Bu devirde kimse ŞAH değil PADİŞAH değil"...

Kadın ve Çocuk Biletleri'nin dağıtımına başlandı

Eskişehirsporumuzun yarın Manisasporla yapacağı karşılaşmanın biletleri satışa çıktı. (Açık : 15 tl - Kapalı : 30 TL - VIP : 60 TL)

Ayrıca federasyon tarafından, kadın ve çocukların stada ücretsiz alınması kampanyası da bu haftaki maçta hayata geçiyor.

Buna göre ; Bayanlar, 01.01.1996 ve sonrasında doğan çocuklar maç biletlerini Stadyum önündeki gişelerden temin etmeye başladı.

Ücretsiz ''Kadın ve Çocuk Bileti''nden yararlanmak için, kimlik fotokopinizi gişelerdeki görevlilere vermeniz yeterlidir.

Kadın ve Çocuk Biletleri açık tribünde geçerlidir.

İstanbul milli maçlara doydu..

Azerbaycan'ı zar zor yenerek ucu ucuna EURO 2012 finallerine katılmak için play-off oynama şansı kazanıldı ve rakibimiz EURO 2008'in unutulmaz maçlarından birini oynadığımız, sonrasında üzülen taraf olan Hırvatistan oldu..

Milli takımın İstanbulspor olduğu, futbolcuların İstanbul takımlarına transfer olduktan sonra seçildiği ve Anadolu takımlarında oynarken milli takıma seçilmenin neredeyse imkansız olduğunu yazmıştım daha önce.

Bu çarpıklığı sadece saha içiyle sınırlamakla hata yaptığımı ve saha dışındaki İstanbul gerçeğini atlamışım ne yazık ki. Bunu hatırlamamı sağlayan da ülkenin kalemi en kuvvetli köşe yazarlarından (belki de en kuvvetlisi) olan Yılmaz Özdil..

Özdil, bugün CNN TÜRK'te yayınlanan ''Spor Masası'' programında play-off'ta oynanacak Hırvatistan maçı temalı konuşmalarında çok önemli bir noktaya parmak bastı.

Milli maçların İstanbul'da oynatılmaması için federasyona adeta yalvardığını belirten
konuşmasında, Bursa'nın milli maçların oynanması için biçilmiş kaftan olduğunu eğer orası olmazsa diğer adayının da Eskişehir olduğunu dile getirdi.




Az önce de belirttiğim gibi yazarlık konusunda iyi olduğu konusunda şüphem yoktu ancak futbol konusunda az çok birşeyler söyleyebileceğini düşünürken bu kadar ince bir konuya böylesine hakim olmasına şaşırdığımı gizlemeyeceğim.

Yunanistan'ın Hırvatistan'ı 80.000 kişilik olimpiyat stadı yerine, 30.000 kişilik Karaiskakis Stadı'nda kurduğu baskıyla alt edebildiğine kadar hakimdi konuya..

Yazdığı hemen hemen her yazıda olduğu gibi bu konuda da karşısında durabilecek birisi yoktur diye düşünüyorum.
Fakat şöyle de bir durum var. Bu konuyu bu şekilde dile getiren isim ne kadar güçlü olsa da bizim yine 3-4 sene sonra ''Milli maçlar İstanbul'da oynanmasın!'' konusunu konuşma ihtimalimiz çok yüksek.
Öyle ki, bundan 3 sene önce de EURO 2008 döneminde, önemli spor yazarlarından Mehmet Demirkol da aynı konuya parmak basmış, Yılmaz Özdil'in dile getirdiği unsurlara dikkat çekmişti.

Milano'da İtalya oynamaz, benim bu konuda aklımdaki 2 şehir Bursa ve Sakarya demişti. Daha sonra arkasından Kayseri, Trabzon, Gaziantep, Adana şeklinde milli takıma sahip çıkacak şehirleri sıralamıştı..
video

Bana göre de Bursa bu görev için en uygun şehir ancak Mehmet Demirkol'un da belirtmiş olduğu gibi, milli maçlarda milli forma yerine Bursa forması giyildiği takdirde İstanbul'dakilerin düştüğü hataya düşmüş olacaklar.Tıpkı 2010 Dünya Kupası Elemeleri'nde 14.09.2009'da Bursa'da oynanan Ermenistan milli maçı gibi..
O maçı izleyip ülkemizin rengini bilmeyen başka bir ülkenin vatandaşı renklerimizi ''Yeşil-Kırmızı-Beyaz'' sanmıştır, haksız mıyım ?

Yine tam 2 sene önce bugün (13.10.2009) u21 milli takımımız Ermenistan'la Eskişehir Atatürk Stadı'nda karşı karşıya gelmiş ve son dakikada gelen golle kazanmıştı.
Bu maçta, A milli takımımızın İstanbul'da görmediği destek u21 takımımıza Eskişehir'de gösterilmişti BandoESES eşliğinde..

Demem odur ki üstadlar sonuna kadar haklı ! Düşünceleri destek bulursa onları bahsettikleri şehirlerin mahçup etmeyeceğine eminim ancak 3 sene sonra yine bir başka yazarın bu konuyu hortlatacağını ve yine boş boş kendi kendimize bu konuya kafa yoracağımızı görür gibiyim!

Federasyon yetkililerine şöyle seslenmek istiyorum ;
Sen karnı doyan bir çocuğa zorla birşeyler yedirmeye çalıştığında ya çocuk tıkanır ya da üstüne çıkarır..
İstanbul milli maçlara doydu, üstüne çıkarmasını beklemenize gerek yok öyle değil mi ?

SKOR PEŞİNDE DEĞİLİZ; YA HİZMET YA TERKET

Eskişehirspor Taraftarlar Birliği Derneği'nin 2 gün önce yönetimin yaptığı geçiştirici açıklamaya cevabı ;

Kulüp Basın Sözcümüz Sayın Erdal Şahbaz’ın önceki gün resmi sitemize ve basına yansıyan açıklamalarını ara mesajları da anlamaya çalışarak dikkatlice, defalarca okuduk. Kulübün Basın Sözcüsü olarak yönetim kurulunun görüşlerini yansıttığını düşündüğümüz Sayın Erdal Şahbaz’ın açıklamalarından üzülerek anlıyoruz ki biz derdimizi yıllardır anlatamadığımız gibi yine anlatamamışız. Bu açıklamalar Yönetim Kurulumuzun, taraftarın hassasiyetlerinden, beklentilerinden, duygularından ve düşüncelerinden ne kadar uzak olduğunun bir teyidi olmuştur. Yine üzülerek anlıyoruz ki konuları saptırarak ve çarpıtarak yapmamız gerekenleri öteler gemimizi yürütürüz felsefesinin bu yönetim kaldıkça geçerli olacağı bir kez daha anlaşılmıştır.

Sayın Şahbaz açıklamasında stadyuma kira ödediklerini!!! belirterek, 3 yıldır stadyuma çeşitli yatırımlar yaptıklarını, stadyum zemini ve led reklam panolarının ciddi yatırım olduğunu belirtmiştir. Öncelikle kira ödemekle yükümlü olduğunuz bir yere kirayı ödemek zorundasınız. Bunu icraat gibi sunmak sadece bizim yönetimimize has bir özellik olsa gerek. Eskişehirspor ve futbolu takip eden herkes bilir ki her sezon öncesi TFF tarafından stadyumlar denetlenir, eksikler belirlenir ve giderilmesi istenir. Bu eksiklikler giderilmeden de maç oynanmasına izin verilmez. Bir nevi bunları yerine getirmek zorunluluktur. Taraftarın genelini ilgilendiren bölümlerde zorunluluklar dışında yapılan bir iyileştirme göremedik biz ilave edilen birkaç pisuar ve birkaç turnikeyi saymazsak. Bu sezon öncesi basına yansıyan eksikler yüzünden maçların oynanama tehlikesi haberlerini de kamuoyunun takdirine bırakıyoruz. Bizim bu haberlerden anladığımız bırakın iyileştirmeyi zorunlulukların bile yerine zar zor getirildiğidir.

Açık tribünün kapanması konusunda; yönetim tarafından çizdirilen projede yer alan locaların, stadyum temeline çok yük bindirdiği, eskiyen stadyumun temeli ve kolonlarının bu locaların ağırlığını kaldırmasının riskli olduğu uzman kişilerce rapor edildiği bilindiği halde başka söylemlerle gerçekleşmeme sebebinin açıklanmaya çalışması bize göre topu taca atma çabasından başka bir şey değildir. Toplamda en fazla 150-200 kişi locada maç izleyecek diye yaklaşık 11.000 taraftarın zaten son derece düşük olan maç seyir konforunun tribünlere konacak direklerle engellenilmesinin düşünülmesi bile yanlış bakış açısının en somut temel göstergesidir. Açığın üstünün kapatılması konusunda yönetimin yaptığı açıklamaları samimi ve mantıklı bulmuyoruz, konuyu saptırma çabaları gözümüzden kaçmıyor.

Yeni stadyum konusunda sayın basın sözcümüz, sayın başkanımızın normal günlerde tüm mesaisini bu işe ayırdığını beyan edip, bu konuda birlik ve beraberlik içinde olamadığımızdan dem vurmuş. Peki, sayın basın sözcümüze sormak istiyoruz somut olarak önümüze hangi projeyle geldiniz de birlik ve beraberlik içinde mücadele etmedik? Kapalı kapılar ardında devlet büyükleri ile yaptığınız görüşmeleri bizim bilmemize imkân ve ihtimal yoktur. Yönetim kurulu ya da başka yetkili bir merci tarafından kamuoyuna ve taraftara sunulan yeni stadyumumuz şurada ve şu şu özelliklerde olacak şeklinde tek bir somut bilgi yokken nasıl bir birlik ve beraberlik beklenmektedir? Bizim tek bildiğimiz stadyumun yerinde kalması gerektiğidir. Umarım bu sezon maçlarda gerçekleşen sayılar stadyum nerede olursa olsun dolar şeklinde düşünenleri rüyasından uyandırmış, gerçeklerle yüzleştirmiştir. Sazova, Sakintepe veya Muttalip Bölgesi’nde olsaydı stadımız gerçekleşen sayıların yarısına bile ulaşılamazdı. Yine üstüne basa basa söylüyoruz stadyumu yerinden başka bir yere taşımak Eskişehirspor’a yapılacak en büyük ihanet olacaktır.

Sayın basın sözcümüz şike soruşturmasında ilk tepkinin Eskişehirspor tarafından gösterildiğini beyan etmiş. Evet, ilk tepki Eskişehir’den gelmiştir ama bu tepki yönetimden değil Eskişehirspor taraftarından gelmiştir. ETB ilk gün çıkıp şike olayına bulaşan ne kadar kişi varsa cezasını çeksin, buna göz yumanlarda koltuklarını terk etsin diyerek tavrını net bir biçimde koymuş ve futbol kamuoyundan takdir toplamıştır. Kaldı ki şike soruşturması konusunda net bilgiler gelene kadar her kriz döneminde olduğu gibi bu kriz döneminde de yöneticilerin sessiz kalması, ortalarda gözükmemeleri dikkatlerimizden kaçmamıştır. Bize göre şikeden kimse ceza almasın, küme düşme olmasın demek şikecilerle aynı tekneyi paylaşıyoruz, yarın öbür gün bize de lazım olabilir demektir. Bu düşünceyi kesinlikle reddediyoruz. İstisna birkaç kulüp gibi bizim kulüp yönetimimizin de Kulüpler Birliği’nin bu düşüncesine karşı çıktığını beyan etmesi Eskişehirspor’a yakışan tavırdır.

Kulüpler Birliği’ne üye olan diğer kulüp yöneticilerine de bir çift lafımız var. Korumaya çalıştığınız sistem ve koltuklar bu düşünce tarzınızı değiştirmediğiniz müddetçe sonunuz olacaktır. Her geçen gün Türk Halkı’nı futboldan soğuttuğunuza emin olabilirsiniz. Size göre muhalefeti ve bedava biletle kontrol altına alamadığınız taraftarı bertaraf etme aracı olarak gördüğünüz Sporda Şiddetin Önlenmesi Yasası’nı okumadan, anlamadan kabul ettiğiniz yaptırımlar size dönünce iptal ettirmek için nasıl çaba harcadığınızdan net olarak anlaşılıyor. Herkesin bilmesi lazım ki Türk Futbolunun ana sorunu kulüpleri yönetenlerden kaynaklanmaktadır. Sporda şiddettin de, şike olaylarının da, Türk Futbolu’nun bir türlü istenen sıçramaya yapamamasının da tek nedeni yanlış yönetilen kulüplerdir. Medyanın ve TFF’nin bu yanlış yönetimlere çanak tutması durumu daha da vahimleştirmektedir.

Üyelikler konusunda Sayın Şahbaz bize kulübümüzün tüzüğünü hatırlatarak yılda %10’dan fazla alınamadığını belirtmiştir. Bunu gayet iyi biliyoruz Sayın Şahbaz. Bizim sorduğumuz üyelikler mevcut tüzük genel kuruldan geçmeden başvuru yapan üyeliklerdir. Bunlara ne oldu? Neden gerekçe bile gösterme gereği duymadan başvuru yapanları üye yapmadınız? Bu sürede eşiniz, dostunuz kim varsa kulübe üye yaparken bu insanlarda ne gibi sakınca gördünüz de kulübe üyeliğe layık görmediniz? Hadi o kısmı geçtik iki sene içinde hangi kriterlere göre üye olacak 120 kişiyi belirlediniz? Bu sene kulübe kaç kişiyi üye yaptınız? İsimleri açıklayabilir misiniz? Aynı şekilde başvuru yapıpta üyeliğe uygun görmediğiniz kaç kişi vardır? Üyeliğe uygun görülmeme gerekçeleri nedir? Üye olan diğer kişilerden eksikleri nelerdir? İsimleri nedir? Bunlardan herhangi birine yüreklice cevap verebilir misiniz?

Sayın Şahbaz yöneticilerimizle alakalı medyada çıkan ve özel hayatla alakalı haberleri kınadığını belirtmiş. Biz de Eskişehirspor Yöneticisi sıfatı ile uygunsuz davranışlarda bulunan yöneticilerimizi kınıyoruz. Hatayı yapanın değil de haberi yapanın kınandığına da ilk defa şahit oluyoruz. Bir kişi bir mekana belli bir unvanla gidiyorsa unvanını taşıdığı kurumu, kuruluşu layığı ile temsil etmek zorundadır. Bunu beceremiyorsa o unvanı acilen bırakıp yaşamak istediği özel hayata dönebilir. Ama o unvan üstünde iken tüm hal ve davranışlarına dikkat etmek zorundadır kendisine saygısı yoksa bile temsil ettiği camiaya göstermesi gereken saygı nedeni ile.

Geçen seneki bilet fiyatları ile hedefin playoff olarak lanse edildiği bir sezondaki bilet fiyatları arasındaki çelişki bize göre tartışılmazdır. Çelişki demek yerine basit kasaba tüccarı mantığı desek daha doğru bir tanım yapmış oluruz. İşler kötü gidince taraftarı susturmak için bilet fiyatını ucuzlat, iyi gidince fahiş bilet fiyatı belirle. Bu çelişki değildir de nedir diye de sormak istiyoruz?

Bir kez daha Sayın Şahbaz nezdinde Sayın Yönetim Kurulu üyelerimize hatırlatmak istiyoruz. Biz Eskişehirspor taraftarı olarak sizin sandığınız gibi başarı peşinde koşsak 3. Liglerde, 2. Liglerde, önceki sezonlarda hiçbir iddiamızın olmadığı maçlarda stadyumu doldurup böyle candan desteklemezdik. Bir türlü anlamak istemediğiniz Eskişehirspor’un bizim için bir yaşam tarzı olduğudur. Sizlerden tek beklentimiz de biraz hassasiyet, biraz hizmet. Beceremiyorsanız da medeni bir şekilde bırakıp gitmeniz.

ESKİŞEHİRSPOR TARAFTARLAR BİRLİĞİ DERNEĞİ

Anadolu'nun Son Kalesi!

Amigo Orhan

No Pyro No Party!

Yağmurda Çamurda

problem?

Seni Bizim Kadar...

Kuralları S*ktir Et!

Maziyi Savura Savura..

Her Zaman, Her Yerde !

Seninleyiz

Bir Defa Değil Bin Defa !

Aşk Siyah Kırmızı

Anti Bizans

Kaldırım Tribünü!

Tapmadık Asla..