AKHSR101MMXI Fundamentals


Ligde ''Barcelona'' tadında top oynayarak futbol iştahımızın açıldığı haftalarda gelmeyen galibiyete olan hasretimiz, ruhsuz bir şekilde sahada yerlerini alan futbolcularımızın performansıyla Akhisar maçında da devam etti..

Halı sahalarda bile zaman zaman saçmalayan ben, saha içi teknik taktik konulardan yine kaçınıyorum müsaadenizle..

Maçta takımımızın genel olarak gösteremediği mücadele kadar hayal kırıklığına uğradığım bir diğer husus Akhisarspor taraftarları oldu.

Cem Yılmaz'ın son sinema gösterisini görür gibi oldum dün, doksan dakika bel altı, aralıksız küfür.. 

Maç sonrası normalde ''Akhisar ney lan?'' diyerek kaale almamazlık yapacaktım fakat ligde bulundukları duruma rağmen ''yerel'' takımlarını sahiplenişleri ve bizim maça kadar zihnimde bıraktıkları güzel imajlarıyla bu düşüncemin yersiz olduğunu düşündüm. 
(Yerel takım taraftarı can'dır..)

''Kardeşim siz de ilk kez mi 90 dk küfür yiyorsunuz?'' diyenler olabilir ama centilmen olmasıyla dikkat çeken bir taraftar grubundan, değil 90 dk küfür, kısa süreli ''Koyduk mu?'' sloganını bile beklemiyordum desem yalan olmaz.

''Aranızda Manisasporlular vardı..'' gibi laflarla savunmaya geçen Akigolar, ''Adam olaydınız da oraya onları sokmayaydınız!''a getiriyorlar lafı.

Fakat öyle değil ;

Stada geldiğimizde Eskişehir'den gelen 3-5 kişinin kendisine bilet almasıyla ''Biletler bitti'' diyen ve satılmadığı halde polis noktasında satıldığını söyleyerek olaydan sıyrılmaya çalışan gişe görevlisi sabırları zorlamıştı. 

Daha sonra stad girişinde 5'er TL vererek, makbuzsuz biletsiz içeri alındı taraftarlarımız ve paraların akibeti umarız hayrolmuştur..

Bu gergin ortamda yaşanılacaklar sıkıntı,
İki ucu boklu değnek...

Stad girişinde hoşgeldiniz diyerek bizleri karşılayan Manisasporlulara;

''Aramıza girmeyin kardeşim!'' deyip yaygara kopartmak bizlere yakışmazdı.. Tıpkı 2009 Ağustos ayında Süper Lig'in ilk deplasmanı olan Manisaspor maçında yanımıza gelen Akhisarlılara gösterdiğimiz hoşgörü gibi..

Kabul, o zaman içimizdeki ne içimizdeki Akhisarlılar Manisasporlulara seslerini duyurmuş ne de Manisasporlular Akhisarlıları aramıza aldık diye 90 dk bize sövmüştü..

Ama dün bir şekilde orta yolu bulduk ve olabildiğince Manisaspor atkıları ve formalarını göstermemeleri hususunda uyardık arkadaşları. Maç sırasında Akhisar'a karşı girdikleri olumsuz bestelere katılım gösterilmedi ve kısa sürede susmaları sağlandı.

Maç Manisa'da oynanmış olabilir evet ama dünkü maçta Manisasporlular misafirdi ve misafire ''Höyt!'' demediğimiz içinse yediğimiz küfürler, eyvallah canınız sağolsun..

''Futbol taraftarla güzel'' düşüncesinden yola çıkarak;
Pazartesi günü, lig sonuncusu ilçe takımını mini bir deplasman havasında hatrı sayılır sayıda destekleyen taraftar grubu bu ligde kalmalı fakat rot-balans ayarlarını gözden geçirmelidir.

Akigolar'a selamlar..

Yeni bir yıl, yepyeni Eskişehirsporlular

2-3 sene başlattığımız ve daha önce Mahmudiye, Alpu, Beylikova, Çifteler ve Günyüzü ilçelerimizde düzenlediğimiz O Köy Bizim Köyümüz! etkinliğinin 6.sını Han ilçemizde gerçekleştirdik.

150 civarında öğrenci mevcudu bulunan Şehit Osmangazi Altınoluk İlköğretim Okulu'ndaki öğrencilere Eskişehirspor forması ve şapkası hediye edildi. Hem yeni yıl armağanı hem de şehirden uzak yerlerde de gelecek yıllardaki sağlam ve bilgili Eskişehirsporlu taraftar kitlesine zemin hazırlayabilmek amacıyla..


Dün Üniversiteli Eskişehirsporlular olarak ziyaret ettiğimiz okulda dikkatimizi en çok çeken şey ise okulun sahip olduğu halı saha, park, oyun alanı gibi şehir merkezindeki bir çok okulda bulunmayan tesislerin merkezden uzak kırsalda bir okulda olmasıydı. Şehir merkezinden uzakta böyle imkanları görmek orada okuyan çocuklar adına bizleri de pek fazla mutlu etti.. 


Okula vardığımızda öğle tatiline denk geldiğimiz için müdür bey ve öğretmenlerle muhabbet edip çayımızı içtikten sonra kendimizi halı sahada, ufaklıklarla maç yaparken buluverdik..


''Eskişehirspor üzerinden kazanmak'' diye bir durum söz konusudur ve bu durum genellikle insanların midesini bulandırır. Sevda üzerinden birşeyler kazanmak pek tabi ki yanlıştır. Ama buna rağmen dün Eskişehirspor vasıtasıyla ziyarete gittiğimiz okulda sevdamız üzerinden birşey kazandık;

Çocukluğumuzu..

Kimsenin midesi bulanmadan ve sevdanın kutsallığını suistimal etmeden de kazanılacak birşeyler olduğunu gördük..
Ders zilinin çalması üzerine onlarla birlikte okula doğru koyulduk.

Sınıf sınıf gezerek siyah-kırmızıya boyadık okulu ve en sonunda karşımıza çıkan tablo sonrası içimizde, orada temsil ettiğimiz tüm Eskişehirsporlulara yetecek kadar tarifsiz bir mutluluk vardı.


Organizasyondaki tüm fotoğraflar için TIKLAYIN..

Eskişehirspor üzerinden ''Çocuklarımızı'' kazanmak, bu güzel görüntülerin devamını getirmek adına sıradaki ilçemiz ''İnönü'' için desteklerinizi bekliyoruz.

Ziraat Bankası 

IBAN : TR800001000771508211995001
Emre ANGI 

Vakıfbank 

IBAN : TR23 0001 5001 5800 7296 3564 06 
Emre ANGI

(Dağıtılan formaların taraftarın kendi arasında topladığı paralarla alındığı organizasyonda 155 adet şapka ile destekte bulunan
ETİ'ye teşekkür ediyoruz. Normalde bu tür organizasyonlarda sponsor adı altındaki desteklere karşıyız fakat ETİ'yi bir taraftar olarak, bizden biri olarak gördüğümüz için böyle bu destekte sakınca görmedik.

Bisküvi denince akla..)

Önce adam olun, sonra polis..

Pazar günü Antalya'daydık. 

Maç biletlerinin önceden bittiği, hemen hemen tüm sağlam tribüncülerin yerini aldığı güzel bir deplasman olacağını herkes hissediyordu.

Antalya'ya 9 minibüs 4 otobüs girebildi. Bazı otobüsler, biletleri olmadığı gerekçesiyle emniyet tarafından şehre sokulmadı. Bileti olan araçlar da tıpkı Beşiktaş deplasmanında olduğu gibi stada geç götürüldü.

O kadar insanın maç başlarken gelmesiyle deplasman tribünü girişinde oluşan izdihama rağmen polisin tek sıra yapma ısrarı sonuçsuz kaldı ve barikat yıkılarak tribüne girişler başladı.

Gergin bir ortamdaydı maç.. 

Yakılan meşale-sis ve torpiller vs. Türkiye standartlarının ötesinde bir tribündü..

Derken ikinci yarı Antalya tribünlerinden gelen cisimle yaralanan bir arkadaşımızı ''ite-kaka'' ambulansa götüren ne idüğü belirsiz ''Güvenlik'' elemanı veya ''Emniyet'' mensubu sabırları taşırdı..
Ortamın kızışmasıyla, hazırda bekleyen çevik kuvvet tribüne girmeye çalıştı. Merdivenden tribüne çıkarken ''Bekle, bekle.. Am*na koymaya geliyorum. S*kicem ananı'' diye taraftarla münakaşaya giren zırhlı hayvan ve yanındakilere amirlerinin verdiği ''Girin!'' talimatına rağmen tribün girişinde oluşturulan etten duvarı aşamadılar!
Yakılan sisler-meşaleler, atılan torpiller ve yaşanan olaylara rağmen 1 kişi bile polise verilmedi!

Fotoğraflar için tıklayın

Sırada Han var.. (O Köy Bizim Köyümüz!)

Şehirden uzak, kırsaldaki yeni nesil çocuklarımıza Eskişehirspor sevgisini aşılamak amacıyla 2 sene önce Mahmudiye İlköğretim okuluyla başlattığımız O Köy Bizim Köyümüz! etkinliğinin 6.sını Han ilçemizde devam ettireceğiz.



Daha önce Mahmudiye, Alpu, Beylikova, Çifteler ve Günyüzü'nde gerçekleştirilen organizasyonda 6. okulumuz Şehit Osman Gazi Altınoluk İlköğretim Okulu..

Geçtiğimiz sezon maalesef bu organizasyon üzerine pek fazla gidemedik. Fakat şunu da söyleyemeliyiz ki organizasyonun gerçekleştirilmesinde, takımın başarılı-başarısız olması gibi unsurlar ikinci plandadır. ''Takım şu günlerde iyi konumda ve bu yüzden gidiliyor'' tarzında düşünceler oluşmasın.Öyle ki, ligin son sıralararına demir de atılsa Han'a gidilecekti; Diğer ilçelere de gücümüz yettiği sürece gidilecek..

Desteklerinizi bekliyoruz..


Ziraat Bankası
0771 50821199 5001 
(IBAN : TR800001000771508211995001)
Emre ANGI


Vakıfbank
IBAN : TR23 0001 5001 5800 7296 3564 06
Emre ANGI

Organizasyon nasıl başladı? : 
http://felsefesis.blogspot.com/2010/01/o-koy-bizim-koyumuz.html
http://felsefesis.blogspot.com/2010/01/o-koy-bizim-koyumuzbuna-da-yetti.html


Okullar nasıl belirleniyor? 
- Eskişehir'deki kırsal kesimde yer alan ilçelere alfabetik sıraya göre gidilmektedir.O yıl son yapılan SBS sınavında ilçenin en başarılı okulu seçilmektedir. Böylelikle, hem öğrencilerin başarısı ödüllendirilmekte hem de Eskişehirspor sevgisini merkezden uzaklara taşımaktayız.

Maddiyat nasıl karşılanıyor?
- Organizasyon maliyetleri, tamamen taraftarlarımız arasındaki dayanışmayla karşılanmaktadır. Herkes gücü yettiğince destek olmalıdır. (3tl, 5tl, 50tl, 100tl, 500tl..)
- Yapılan destekleriniz ve paranın ne şekilde kullanıldığı eskisehirspor.com'da şeffaf bir şekilde açıklanır ve kimsenin aklında soru işareti kalmaz. (http://www.eskisehirspor.com/forum/forum_posts.asp?TID=2745&PN=1)

Önceki organizasyonlardan fotoğraflar için tıklayın..



Son ''Ayak''ta yatmayın..

Tepebaşı Belediyesi genel anlamda gayet girişken, sosyal ve kültürel çalışmalara vs. verdiği destekle aktif bir belediyecilik görüntüsü içindeydi.

Birçok başarılı projeye imza atan belediyenin son projesi ''Altın Ayaklar'' ise tam bir fiyasko..


Şehrin en işlek noktasına (Espark Avm Önündeki Kaldırım-222 Tarafı) Eskişehirspor Taraftarları'nın hiç hazetmediği İstanbul takımlarından izler kazımak hangi akla hizmettir ?


Biz Eskişehirspor Taraftarları'nın İstanbul takımlarına karşı gösterdiği tavır, Eskişehir'i birçok şehirden ayıran en önemli unsurlardan biriyken , bizim oylarımızla başa geçen ''Yerel!'' birimlerin bu gerçeği görmezden gelmesi, bizleri ''Hiç''e sayması nasıl bir anlayıştır ?


Bugün yerel bir gazetede Ahmet Ataç'ın ''Altın ayaklar çatışma yaratmamalı'' şeklinde bir açıklaması yer almış. Açıklamada '' Türkiye'de ilk kez uygulanacak projenin benzerleri bazı ülkelerde de mevcuttur. Dünya futbolunun efsane ismi Pele'nin ayak izi Brezilya'da Maracana'da bulunmaktadır.'' diye bir bölüm var ki gül gül öldüm..


Söz konusu adam (Pele) Brezilya'nın ve Dünya Futbolu'nun gelmiş geçmiş en önemli futbolcularından biri ve onun adına kendi ülkesinin bir kentinde yapılan proje karşımıza örnek olarak çıkartılıyor.. Hollywood'dan örnek verilmesine hiç girmiyorum, gülmekten karnınız ağrır..


Yani Brezilya ve Dünya Futbolu'nun 1 efsanesi var, Türk Futbolu'nda onlarca..

Yıllar sonra Messi'nin heykelini Brezilya'ya dikmek isteyen idareciler de duruma tepki gösteren Brezilya ahalisine ''Bunun benzer örnekleri Türkiye'de de var. Eskişehir gibi şehrinin takımına bağlı bir kentte, hiç hazetmedikleri kulüplerin izlerini kazıdılar, hem de şehrin orta yerine..'' derler mi ? 
Pehh..

Metin Oktay, Lefter, Alex vs. gerçekten büyük futbolcular saygı duyarım.. Fakat sayın Ahmet Ataç ve Tepebaşı Belediyesi'nin de aynı şekilde bizlerin duruşuna saygı duymasını beklerim..


Geçtiğimiz gün, tepkileri iletmek, bu olaya niçin bu kadar karşı çıktığımızı belirtmek üzere Tepebaşı Belediye başkan yardımcısı sayın Fuat Gürcüoğlu ile bir görüşme yaptık.


İnternet ortamında dile getirilen hemen hemen her detayı kendilerine ilettik.Fakat, onlar olaya '' Herkesin benimsediği efsaneler bunlar, kime ne zararı var ki?'' şeklinde bakıyorlar..


'' Amacımız Türk Futbolu'na hizmet etmiş bu futbolcuların bir şekilde unutulmamasını, isimlerinin yaşatılmasını sağlamak'' diyerek giriyorlar olaya ''Unutulacak olanlar bizim efsanelerimiz.. İstanbul takımlarının efsanelerini unutturmaya çalışsak bile başarılı olamayız çünkü onların yandaş medyaları var!. Hani şu bizi hor gören medya..!'' diyoruz.


'' Ben futboldan pek fazla anlamam açıkçası, voleybol severim..'' diyerek bizden ne kadar uzakta olduklarını tasdikliyor Fuat bey, ''Hehh işte, orada niçin Neslihan Darnel'den bir iz yok ? İstanbul takımların hegamonyası altındaki Türk Futbolu yerine Türk Sporu'ndan izler olsaydı..? Yakın geçmişte, olimpiyatlarda 2. olan Gamze Bulut mesela??'' diyoruz..

Kem, küm..

'' Orda yer alan isimlerin çoğu, milli takımımızda görev almış başarılı futbolcular'' diyorlar,

''Alex?'' diyoruz,
''Tartışılabilir'' yanıtını alıyor,
''Tartışılacak çok isim var..'' diyor ve ekliyoruz ''Derdimiz orada şu isim olmalı şu isim olmamalı değil, bu şehir sınırları içersinde biz Eskişehirspor Taraftarları'nın duruşuna ters gelmesi ve bizleri yıpratacak olması..'' diyoruz. 

''Eğer sadece Eskişehirspor futbolcuları olsa, Alex malex olmasa ulusal basınında ve hatta dünya basınında yer alacak mıydı?'' gibisinden birşeyler söylüyorlar,
''Amaç reklam yani..'' demekten kendimizi alamıyoruz.

Bir noktadan sonra ise '' Proje Eskişehirspor'un efsane isimleriyle başladı daha sonra onların da tavsiyesiyle Türk Futbolu'na kaydı..'' sözünü duyarak, topun Efsane Futbolcularımız'a atılacağı sinyalini alıyoruz ve çok fazla geçmeden,

''Zaten Perşembe günü belediye başkanımız ve Eskişehirspor Efsaneleri konuyla ilgili bir basın açıklaması yapacak..'' diyorlar..

Kusura bakmayın ama bu konuda biz taraftarları Eskişehirspor'u Eskişehirspor yapan isimlerle karşı karşıya getirmeye çalışmak da bir bizans oyunudur ve bu oyunu yerel bir belediyemizin oynaması ne acıdır..


Şimdiden söyleyelim '' Eskişehirspor'u Eskişehirspor yapanlara saygımız sonsuz..'' fakat bu konuda Eskişehirspor Taraftarı'nın düşüncesini değiştirmeye hiçkimsenin gücü yetmeyecektir, boşa kürek çekmeyin..


Efsane futbolcularımıza diyebileceğim şey ise ;

Zamanında size karşı yapılan ''Ayak Oyunları''yla üstünlük kuran, ün yapan, sizi gölgede bırakan bu insanlara hoşgörülü yaklaşmanız, sizin ne kadar karakterli insanlar olduğunuzu gösterebilir ama bu şehirde sizin isimlerinizin yanında onların yerinin olmadığı gerçeğini değiştirmez..

Ve tüm bu tepkilere rağmen, ''Sık sık'' başkan Ahmet Ataç ve Tepebaşı Belediyesi'nin projeye ''İyi Niyet'' ile başladığını dile getirdiler..


İyi Niyet''le düşünüldüğü söylenen bu projenin bunca tepkiye rağmen uygulamaya sokulması ''Art Niyet''ten başka birşey değildir!


Herşeyi göze alıp böyle bir sergi açacaksanız, kaldırım taşları arasında 30 santimlik bir yer daha açın..


Süleyman Youla için...

 

Bizler bu konuda kararlıyız. Her anlamda demokratik tepkimizi dile getirmekten kaçınmayacağız..
Projenin Kaldırılması İçin İmza Kampanyası ;

Anadolu'nun Son Kalesi!

Amigo Orhan

No Pyro No Party!

Yağmurda Çamurda

problem?

Seni Bizim Kadar...

Kuralları S*ktir Et!

Maziyi Savura Savura..

Her Zaman, Her Yerde !

Seninleyiz

Bir Defa Değil Bin Defa !

Aşk Siyah Kırmızı

Anti Bizans

Kaldırım Tribünü!

Tapmadık Asla..