Sivas Deplasmanı Hikayesi

Türkcell Süper Lig'in 16.haftasında,13 Haziran 2009 tarihinde saat 13.30da oynanacak maç için 12 Haziran Cumartesi günü saat 23.15 gibi minibüsle hareket ettik Atatürk Lisesi önünden.

Git gel 1350 km yol vardı karayolları müdürlüğüne göre önümüzde.

Yolculuk şen şakrak başladı,stadlarda atkılarla kartonlarla yapılan koreografilerin ardından yastıklarla minibüste koreografi denemelerimiz bile oldu :)
İlk molayı Sivrihisar civarlarında bir tesiste verdik.Tesisin girişinde arkadaşlarla muabbet ederken,içki ve sigaranın minibüste yasak olması sebebiyle ''Deplasman değil Hac'ca gidiyoruz''sanki gibisinden bir laf söyledim,ordan kulak misafiri olan bir abimiz gençler maça mı şeklinde muabbete girdi.Az biraz muabbet ilerleyince ''Hac'' konusuna geldi abimiz.Mecazi anlamda kullandığımız kelimeyle ilgili bir sürü nasihat aldık daha sonra kendisinin Yozgat müftüsü olduğunu öğrendik :)

Molanın ardından minibüslere döndük,tv imkanı olduğundan dolayı Recep İvedik-2'yi izlemeye koyulduk almanyacopy katkılarıyla.Ankara'dan geçerken 5 renkdaşımız minibüse dahil oldu AnkaraESES'ten...

Saat sabah 6 gibi Yozgat'tan geçerken bir lokantada çorba içmek üzere durduk,durmaz olaydık.Ekmekler yumurtalı ekmek gibi içi sarı sarı,çorbalar ve ikram ettikleri çay bulaşık suyu gibiydi,mekandan ayrılırken dönüşte de bekleriz,fiyatlarımızda kolaylık sağlarız gibilerinden verdiler ayarı :)

Girdiğimize pişman şekilde çıktık lokantadan Sivas'a doğru yol almaya devam ettik.Saat 9.30-10.00 civarı Sivas sınırlarına girdiğimizi gösteren tabelanın olduğu yere vardık.

İndik tabelada ES yazılmış ve rakım kısmı 1965 yapılmaya çalışılmış, hatıra fotoğrafı çektirelim dedik.
5 dakika süren fotoğraf çekimlerinin ardından,3.5-4 saat erken gelmenin verdiği mutlulukla,hazır gelmişken biraz da şehirde turlarız umuduyla devam ettik yol almaya fakat umutlar 250 metre sürdü sürmedi trafik ekipleri bizi bekliyordu.
Trafik ekipleri minibüsü durdurdular,daha şehirde biraz turlasaydık diyemeden ''Tabelalara spreyleri kim yazdı'' sorusuyla karşı karşıya kaldık,bir tır şoförünün ihbar ettiğini (Terbiyesiz ispiyoncu) söylediler.Daha sonra ekiplerin geleceği ve arama yapılacağını söylediler 5 dakika içersinde ekipler geldi.İndik önce biz sonra minibüs arandı.

Araçlara bindirildik,bizi tesislerde bekleteceklerini bildirdiler.Bulunduğumuz yerden U dönüşü yaptık,dedik heralde bizi sınırdışı edecekler :) Baya bir geride kalan tesise gittik.Tesis çalışanları oldukça iyi ağırladılar bizleri sağolsunlar ama yemek henüz çıkmamıştı,çayı polislerden içiyoruz diye içtik içtik sonra öğrendik ki kendimiz ödeyecekmişiz hem de 1 TL :) Neyse ödedik.Polislerle güzel muabbetlerimiz oldu,buna dayanarak kendileriyle makaraya girmeyi de es geçmedik :)

Yaklaşık 2 saatlik beklemenin ardından Eskişehir'den hareket eden diğer 2 otobüs taraftarımız tesise geldi.Bir kez daha arama yapıldı ve yarım saat,bir saat sonra hareket ettik stada doğru polis eşliğinde.

Biletleri almak için parayı topladık ve 2 kişi onları almaya gitti.Biz de beklerken polislerle yine muabbeti kurduk,''Memur abi siyah desene'' şeklinde,karşılık vermeyeceğini düşünerek girdiğimiz tezahürata ''Siyaah'' diye 3-5 kere karşılık veren memur abimiz için,hükümetten zam da istedik :)


Biletlerimiz geldi,içeri girer girmez önce hatıra fotoğraflarımızı çektik her zamanki gibi :)
200-250 civarında taraftarımız vardı bize ayrılan kısımda.Pankartlar asıldı,takım çağırılmaya başlandı.Karşımızdaki kapalı Sivas tribünlerindeki 5-6 kişilik yeşil-beyaz giyimli kişiler merak konusu oldu :) Maç başlarken şehitlerimiz ve madende hayatını kaybeden yurttaşlarımız için yapılan saygı duruşunu Sivassporlular gibi bozmadık.Saygı duruşunun bitişiyle Sivaslılara eşlik ettik,terörü birlikte lanetledik.

Tribün desteğiyle maça başladı takımımız,ancak henüz maçın başında yenilen şok gol moralleri bozdu.Buna rağmen devam edildi destek verilmeye,derken gol attık ve iyice gaza geldik.Bir pozisyon sonrası Sivassporlu futbolcu Ersen Martin'in yaptığı hareketler sonucu Sivas tribünleriyle aramızda kısa süreli gerginlik oluştu.


Oldukça fazla yağmur yağıyor rüzgar etkisi altında,ayakkabılarımız sürahi gibi su dolmuştu.İlk yarı biter bitmez kendimizi üstü kapalı bir yere attık 15 dakika da olsa yağmurdan ve rüzgardan kurtulmak adına.

2.yarı başlayacak,kapalı kısımdan tribüne adımımızı attık,yağmur tanelerinin irileştiğini ve ardından kar tanelerinin üzerimize düştüğünü gördük.1-2 dakika içersinde yağış şiddetini arttırdı ve üzerinde bulunduğumuz plastik koltuklar buz gibi kaymaya başladı,beton kısma indik ancak bir süre sonra orası da göl oldu.

İlk başlarda yangın var biz yanıyoruz diye kendimizi avutmaya çalışsak da ilerleyen dakikalarda yediğimiz gol ve iliğimizin,kemiğimizin donmasıyla hareket etmekte bile zorlandık.

Son dakikalarda artık maç bir an önce bitsin modundaydı herkes,5-10 dakika daha durulsa inanın kötü sağlık sorunlarıyla karşılaşanlar olabilirdi.Maç bitti mağluptuk,üzgündük ancak bir dahaki maç takımımızı desteklemek için sağlam olmamız gerekiyor bir an önce araçlara binmek istiyorduk.

Vucko tribüne geldi ve her zamanki gibi alkışladı,formasını bıraktı ve soyunma odasına döndü.

Polisler sağolsun fazla bekletmediler o soğukta ve hemen araçlara binerek dönüş yolculuğuna koyulduk.Yine istediğimizi alamadığımız bir deplasman dönüşü,eziyeti bizleri bekliyordu.

Kazasız,belasız bir yolculuğun ardından Cumartesi 23.15te başlayan yolculuğumuz,Pazartesi gece 2.30 sularında sona erdi.

0 yorum:

Bu gadget'ta bir hata oluştu

Anadolu'nun Son Kalesi!

Amigo Orhan

No Pyro No Party!

Yağmurda Çamurda

problem?

Seni Bizim Kadar...

Kuralları S*ktir Et!

Maziyi Savura Savura..

Her Zaman, Her Yerde !

Seninleyiz

Bir Defa Değil Bin Defa !

Aşk Siyah Kırmızı

Anti Bizans

Kaldırım Tribünü!

Tapmadık Asla..