Vitrin

Taraftarlar olarak her ne kadar hoşumuza gitmese ve kabullenmesek de futbolcuların maalesef geneli bazı maçları vitrin maçı olarak görürler. Bu maçlarda daha çok koşar ve daha çok göze hoş gelen futbol figürlerini sergilemek isterler.

Bu vitrin maçları ;
Bazen maçı yayınlanmayan alt liglerde televizyonda yayınlanan,
bazen lig farkının çok olduğu, lig bazında karşılaşmaları belki de yıllar alacak bir takım ile kupa statüsü gereği oynanan, bazen yurt/kıta dışı yapılan,
bazen de o ligde popüler olan takımlara karşı sahaya çıkılan maçlar olabiliyor.

Burada ayyuka çıkan yakışıksız durumun kaynağı günümüz futbolunun ‘’Endüstri’’ haline gelmesidir. Yeteneklerini kamuoyuna ve olası yeni ‘’Patron’’larına göstererek daha bilinen kulüplerin işçisi olmak, daha iyi maaş almak, daha yaşam düzeyi yüksek olmaktır futbolcunun derdi. 

Kazanılacak kupalara/şampiyonluklara yakınlık ve damarlardan akan kanın o kulüp renginde oluşu genelde ikinci planda birer palavralardır. Günümüz profesyonel futbolcularının tamamına yakın kısmının vitrinde ön planda olma isteğinin ilk sebebi ‘’Para’’dır.

Eskişehirsporumuzun ilk hafta oynadığı karşılaşma da ülke futbolumuzda medyanın pohpohlamasıyla vitrin hale getirilen takımlardan Fenerbahçe maçıydı. Bu tarz maçlarda alınan galibiyetler elbette ki paraya karşı kazanılan zafer olduğundan ötürü oldukça kıymetli fakat bir o kadar da yanıltıcıdır. İlk paragraflarda değindiğim üzere futbolcular psikolojik doping almışlardır.

Şöyle bir örnekleme yapalım:
Düğünler..
İnsanlar en şık elbiselerini, en şık saç sitillerini, parıltılarını/şarıltılarını bu tür özel günlerde sergilerler. Bekarlar için potansiyel gelin/damat, evliler için ise yanındakinin yanına yakışır olma halleri. Düğünün bitmesiyle ertesi gün herkes daha standart elbiselere, saç sitillerine bürünürler. Her gününü düğündeki kadar şık ve parıltılı, her düğününü diğer günlerindeki kadar sıradan ve gösterişsiz yaşayan insanlar kadar azdır her maçını vitrinmiş veya standartmış gibi gören futbolcular.

Düğünlerdeki güzellik ve yakışıklılık yanıltabilir, o gün makyaja kanarak beğenilen kişi standart bir gün o kadar parıltılı ve can alıcı gelmeyebilir.
Bkz : Veysel Sarı
Bkz : Geçtiğimiz sezon oynanan Bjk, Fb, Gs maçları

Fenerbahçe maçında takımımızda ne ektra bir sitil vardı ne de parıltı. Ya bunu sağlayamayacak kadar sıkıntılı bir durumdaydık ya da kemik kadrosu neredeyse tamamen değişen takımımız bu maça vitrin maçı gözüyle bakmadı, kestiremeyiz.

Düğüne pijamalarıyla katılan Eskişehirsporumuz Pazar günü Sivasspor maçında ise üstüne smokini çekerek parıldadı..
Her günümüz böyle şık olsun.




* Theofanis Gekas’ın 3 gol atmasından ziyade, maçın son anlarında farklı pozisyonlarda neredeyse sağ ve sol beke gelerek defansa yardımıyla top kapma çabası yaşıyla orantılı olarak takdiri hak ediyor.

Geldiği gün yaşına rağmen bende heyecan yaratmıştı.
Son dakikalarda böylesine dinamik şekilde defansa yardıma geldiği sürece 40’ına da gelse benim için sıkıntı yok; Bitiricilik var, golünü zaten atıyor..

*Gönül şu takımda 20 yaşında bir Gekas istemez mi?
 -Tabi ki ister.


0 yorum:

Bu gadget'ta bir hata oluştu

Anadolu'nun Son Kalesi!

Amigo Orhan

No Pyro No Party!

Yağmurda Çamurda

problem?

Seni Bizim Kadar...

Kuralları S*ktir Et!

Maziyi Savura Savura..

Her Zaman, Her Yerde !

Seninleyiz

Bir Defa Değil Bin Defa !

Aşk Siyah Kırmızı

Anti Bizans

Kaldırım Tribünü!

Tapmadık Asla..